14 Ocak 2013

Herşey Rengarenk...

Bir gittim, pir gittim buralardan. Yoğunluk, iş, güç derken epey ara verdim. Ara ara bloglara şöyle bir göz atıp, yorum yapıyorum, hepsi bu kadar. 
Yaptıklarımı yayınlamaktan ziyade birşeyler yazmak istiyorum. Bazen bu sebeple bile süre uzayabiliyor.
Yeni yıla nasıl girdiniz?? Dilerim herkes mutlu, sağlıklı ve keyifle girmiştir ve o şekilde devam ediyordur günlerine.
Biz de keyifle girdik ve şimdilik güzel geçiyor günlerimiz. Hep böyle olsun...

Herşey rengarenk...
Yeni yıl için İstanbul'da yaşayan eşimin ailesine hediyelerimizi gönderirken son anda paketin içine atmayı akıl edebildiğim elmalarımı görün istedim bugün. Kumaş ve keçe kullanarak yaptığım elmalarıma arkadan mıktanıs takıp, buzdolabı süsü olarak kullanılabilir şekilde hazırladım. Süsledim, püsledim şirin oldular. Kayınvalidem de çok beğenmiş. Ben de mutlu oldum. Keyifli günlerde kullansınlar...



Madem uzun zamandır birşey yazmıyorum, hazır başlamışken devam edeyim.
Bu biberleri görünce çok sevdim. Yeşilinden birkaç tane, truncu, kırmızı ve sarıdan birer tane aldım. 
Şu güzelliğe bakar mısınız lütfen: :)


Pişirmem, hele afiyetle tüketmemiz hiç uzun sürmedi:)






Şimdilik bu kadar, umarım bir daha böyle uzun bir ara olmayacak. Sık, sık blogumla ilgileneceğim ve bloglarınızla tabiki...

Bir sonraki yayınım bir "kermes ziyareti" olacak:)

Herkese kucak dolusu sevgiler...




20 Aralık 2012

Sürprizlerle Geldim Ben...

Ne kadar uzun zaman oldu buralarda olmayalı. Umarım hepiniz çok iyisinizdir. Ben çok iyiyim sadece çok yoğunum. Güzel, hoşuma giden, beni keyiflendiren ve bazen de üzen gelişmeler oldu yokluğumda. Hangisinden başlasam bilemedim. En önemlisinden başlayayım mı? Evet ondan başlayayım. Ben "emeklî" oldum:)) Tuhaf bir duygu ama çok güzel. Tam tamına 27 yıl... Aralıksız, sevdiğim iş, güzel arkadaşlarım, dostlarım, yoğunluklar, minik minik kırgınlıklar, dargınlıklar belki. Ama hepsi gelip geçiciydi. iş ortamıydı neticede. Ama genele baktığımda tebessümle hatırlayacağım yıllar. Allah herkese nasip etsin...
Emekli oldum da ne oldu, sanki daha yoğun çalışıyorum gibi geliyor bana:))




Evet güzel bir haber daha, beni çok mutlu eden hem de... Benimde artık bir "dikiş makinem" var:)) İşte buna varya çocuklar gibi sevindim:) Canım ablama beni çocuklar gibi sevindirdiği için çok çok ama çok teşekkür ediyorum buradan da. Her fırsatta bu mutluluğumu iletiyorum ona:) Çocukluğumda annemin dikiş makinesini kullanırdım, yanında dururdum, kalkmasını beklerdim ve ilk fırsatta otururdum, birşeyler yapmaya çalışırdım. Sonra işler güçler vs. eskisi kadar ilgilenmez oldum dikişle  ve dikiş makinesiyle. Blogla haşır neşir olduktan sonra düşünüyordum, bugüne kısmetmiş. Annemin klasik singer dikiş makinesi vardı. Yıllar geçti pedallı elektrikli makineler çıktı. Hiç kullanmamıştım. Ama bu durumu hiç yadırgamadım, sanki yıllardır kullanıyor gibiyim:) Ufak tefek birşeyler yapmaya çalışıyorum. İşte bunlardan biri:)





Bahsettiğim her iki olay yaklaşık bir ay önce oldu. Ancak fırsat bulabildim yazmaya.
Bundan sonra artık fazla ne bloğumu ne de bloglarınız ihmal etmeden dolaşabileceğim sakin günlerim olur umarım.
Yokluğumda merak edip, yorumlarıyla, telefonlarıyla, mailleriyle beni yalnız bırakmayan siz sevgili arkadışlarıma çok, çok teşekkür ediyorum.
Yeni bir yıla hazırlanırken malum ajans işleri yoğun ve ben yorgun. Buralara uğrayamayış sebebim bu. Sağlık olsun telafi ederim ben bu arayı:)
Bugün Bursalı blogger arkadaşlarım bir etkinlik düzenlemişlerdi maalesef katılamadım, ama gönlüm onlarlaydı.
Umarım güzel geçmiştir.

Hepinize mutlu ve sağlıklı günler dilerim.
Hepinizi çok seviyorum...




10 Kasım 2012

10 Kasım 2012



Ulu Önderimizi Saygı ve Özlemle Anıyoruz



"Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır,
ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır."

Mustafa Kemal Atatürk

* * * * *
Her 10 Kasım'da hüzünlenirim. Bugünde öyle oldu. Evdeydim, saate baktığımda saat 09:01'di. Hemen televizyonu açtım, TRT Anıtkabir'deki törenleri yayınlıyordu. 
Saat 09:05'te ben de herkes gibi saygı duruşundaydım. Ekranı ikiye bölünmüştü, Dolmabahçe'deki Atamız'ın son nefesini verdiği odası ve Anıtkabir vardı. 
Gözyaşlarım sel olup aktı. Neler geçti aklımdan neler...
Hiç bitmeyecek bu özlem. 
Rahat uyu ATAM...

9 Kasım 2012

Keçe Nal -2-

Uzun bir aradan sonra herkese merhaba.
Yoğun işlerim sebebiyle uzun aralıklarla yayın girebiliyorum. Aslında o kadar birikti ki yaptıklarım. Akşamları boş durmuyorum tabiki:) Neler yaptım neler, nelere başladım bir bilseniz. Umarım altından kalkabalirim. Bana göre mühim birşeydi yapmaya çalışıtığım, bitirirsem, ki bitirmem lazım, burada da paylaşırım. 
Birkaç hafta önce yaptığım keçe nal çalışmalarımı yayınlayayım da herkes yeniyıl hazırlıklarına başlasın:) Belki de çoktan başlamışsınızdır. Eskisi kadar sık sık dolaşamıyorum sizleri. Ama siz bana yine de uğramayı ihmal etmeyin:))
Keçe ve yine evde bulunan sutaşı, çiçek, incik, boncuk kullanarak her iki tarafı da kullanılabilecek şekilde çalıştım ve içini elyafla doldurdum.
Şirin oldular, ben beğendim, sizler de beğenirsiniz umarım:)

İkisi bir arada, önden...
ikisi bir arada, arkadan...

Yandan görüntümüz yok maalesef:) 
Aşağıdakilerde tek tek, her iki tarafından...




Kalıp halindeyken sorun yok, ama içini elyaf doldurunca alt iki ucu birleşiyor. 
Başka bir nal kalıbı buldum bundan sonra onuna çalışacağım. Alt iki ucunun birşeymeyeceğini düşünüyorum.

Bu çiçekleri yazın İstanbul'dan almıştım. Yılbaşı temasına çok uygun oldu...


Hepinize kucak dolusu sevgiler.
İyi hafta sonları...

23 Ekim 2012

Bir Çalışma, Bir Kutlama...

Bu bir öncesi-sonrası çalışmasıdır:))



Tepsinin hikayesi geçen yıl başlamıştı. Aldım boyadım, beğenmedim tekrar boyadım ve beğendiğim EnglishHome peçeteleriyle süsledim ve bu yıl nihayet tamamyabildim. Tepsiyi yapınca boyanmamış olduğunu gördüğüm bıçaklık da nasibini aldı bu durumdan. Seviyorum beyaz olan herşeyi. Daha ferah, daha iç açıcı:)) Bu çalışmaları eşimin ailesi için yapmıştım. İyi günlerde kullansınlar.

Uzun zamandır mızmıızlanıyorum bloguma giremiyorum, yoğunum diyerek. Hem uzun süre önce yapmış olsam da, yaptığım işleri yayınlamak hem de bahaneyle herkese muhteşem bir bayram dileyerek görevini başarıyla tamamlamış bir bloger edasıyla tatile gireyim ben de:))



Sevgilerimle


19 Ekim 2012

Güzel Birşeyler Oluyor:))

Ne kadar uzun zaman oldu blogumda birşey paylaşmayalı. Anladım ki burası hayatımın bir parçası olmuş ve gerçekten beni mutlu ediyormuş:) Hepinizi özledim, bloglarınızı ziyaret edemiyorum, ama en kısa sürede bomba gibi döneceğim:)) 

Son yazımda belirtmiştim yoğunum bu aralar. Ama birişeyler yayınlamaya başlarsam sonu gelmeyecek. Çünkü neler yaptım, neler:))

Güzel birşeyler oluyor"dan kastım aşğıdaki hediye çekilişi yazısına istinaden yazıldı:))

Bugün güzel bir hediye çekilişi için buradayım. Sevgili arkadaşım Gönül'ün, çok güzel ürünlerinin olduğu sitesini gezin-görün ve hediye edeceği ürünler için fırsatı kaçırmayın derim. 
Çekiliş için sevgili stildirektörü'nün sayfasını ziyaret edip koşullara bakabilirsiniz. Her zamankinin aksine katılım koşulları da çok uğraştırmayacak cinsten:) İsterim herkes şansını denesin ve bu güzel hediyelerden birine sahip olsun...




* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *

Stil Direktörü der ki:))

Mekan Tasarım'ı kısaca bir tanıyalım.  Özel tasarım, sanatsal çalışmalar  ile mekanınıza farklı bir hava katmak amacıyla çıktık yola. Sürekli tasarım sürekli değişim enerji kaynağımız. Dekorasyonu tamamlayacak ürünü hayal gücü, tasarım ve uygun materyaller ile birleştirerek üretiyor beğenilere sunuyoruz. Tasarımcılar işinin ehli ustalar ile çalışıyor her tür malzemeyi kullanarak başka yerde bulamayacağınız çok özel dekoratif ürünler hazırlıyoruz. Tasarıma olan tutkumuzu ürüne dönüştürüp keyifli alış veriş sitemizde sizlerle paylaşıyoruz. Üstelik kapıda nakit ve kredi kartıyla ödeme imkanı ile.  Daha fazlası için Mekan Tasarım'ı ziyaret edebilirsiniz. 


Kolajını eklediğim 5 ürün sizlerin olacak.  Yarışma sonrası random.org sitesiyle sırayla çıkan 5 kişiye ürünleri bayram sonrası firma gönderecek. Lütfen katılım sonrası e-postalarınızı kontrol etmeyi unutmayın. 


Yarışmaya katılmak için lütfen stildireketörü'nü ziyaret ediniz.



Herkese bol şans...





5 Ekim 2012

*Uuuu Mimlendim Beybi!

Birkaç gün önce sevgili Semi (mutlueller) beni mimlemiş. Mimin asıl sahibi MrE.  Teşekkür ediyorum kendisine de:) 
Ama değişik bir mim, yaratıcılığımı zorladım ve bilmediğim bir konu hakkında uğraş vermek zorunda kaldım, ama çok keyifliydi. Daha fazla vakit ayırmak isterdim. İki gündür yaptığım halde oda tasarımımı yayınlayamadım yoğunluktan. (İşyerinde bir haftada iki arkadaşımızın ayrılması sebebiyle departmanda tek kalmış bulunuyorum. Anlayacağınız çok çok yoğunum gerçekten).


Hayal Evimizi-Odamızı-Mekanımızı Tasarlıyoruz!

Bundan önce de çok mim aldım fakat hep bir şekilde yoğunluktan ertelemek durumunda kaldım veya hiç yapamadım. Mimleyen ve geri dönemediğim arkadaşlarımdan beni affetmelerini rica ediyorum. Lütfen bana kırılmayın olur mu??

Öncelikle şu linke http://www.homestyler.com/designer klayın, sonrasında da herhangi bir fikriniz yoksa bile araştırarak hayal evinizi, odanızı tasarlayın.
İçime mimar kaçmış gibi, nasıl uğraş verdim kısa sürede anlatamam. Aslında daha çok yapmak istediklerim vardı ama vakitsizlik işte:( 
Çok seçenek var, bilmediğim için araştırmam lazım ama zaman yok. Eksik kaldı birşeyler ama olsun fena olmadı ilk deneme için sanırım:))
Ama ilerleyen zamanlarda daha güzel oda düzenlemeleri yapacağımdan kuşkum yok:)
Değil bir oda, bir ev tasarlamak isterdim. Bunun için herhangi bir mim almadıysanız bile deneyin derim. Çok keyifli...

Benimki sade bir oturma odası oldu:))


Görsellerin üzerine tıklarsanız büyük olarak görebilirsiniz...


Odamın 2D hali:)


Odamın 3D halleri:)





Herşeye rağmen, beni mimleyipte, mimlerini yanıtlayamadığım sevgili deniz ve selma'yı mimliyorum ben de:)) Beni kırmazsınız değil mi?? Çok ilginç, alanlarınızın dışında bir uğraş olacak. Bolca vaktiniz varsa 'hayal evi'nizi tasarlayın derim:)

* Konu başlığı gelenek sanırım, ben de semi'den çaldım:)))


Herkese çok güzel bir gün ve hafta sonu diliyorum...



1 Ekim 2012

Denizinyıldızı'ndan Hediye Yağmuru:))

Evet bu yılın şanslısı ilan ediyorum kendimi... Önümüzdeki yıllarda da devam eder dilerim:))

Tatildeyken, sevgili Deniz'den aldığım mailde sürpriz hediye çekilişinde şanslı kişinin ben olduğum, istersem kargoyla gönderebileceğini veya aynı şehirde olduğumuz için elden alabileceğim önerisini yazmıştı. Kargoya gerek yok, elden alırım, hem de görüşmüş oluruz demiştim. Ve nihayet buluşup sürpriz hediyelerimi aldım. Hediyelerimi diyorum çünkü iki paket vardı bildiğim ama benim paketler doğura doğura bir hal olmuş. Aça aça bitiremedim:) 


İlk paketten "şanslı'ya, yani bana minik zarf vardı, içinde de bir not... 

Ve her paketi açtığımda beni mutlu eden güzel güzel hediyeler. 

Matruşka modeli bu kutulara bayıldım, çok güzel değiller mi ama??
Bunlar, mıknatıslı buzdolabı süslerim:))
Bu bölümde minik, sevimli bozuk para cüzdanım, eskiyen not defterimin yerini alan yepisyeni pembe not defterim, mis gibi kokan ıslak mendilim ve şahane küpelerim...

Bütün bunlar yetmezmiş gibi tatil dönüşü Ayvalık'tan aldığı sızma zeytinyağını da koymuş hediyelerin arasına, beni iyice mahçup etti:)


Ve tabiki toplu fotoğraf:)))



Bir hediye çekilişi için fazla değil mi bunlar:) Sanki hediye çekilişi değil de sevgili Deniz gitmiş bana alışveriş yapmış gibi:)) Çok güzel hediyeler olacağını düşünüyordum ama bu kadar fazlasını asla düşünmüyordum. Dilerim birgün şanslı kişi siz olursunuz:)))
Deniz'e, nam-ı diğer "denizinyıldızı'na tekrar tekrar teşekkür ediyorum. Herşey çok güzel, çok özenli... Zevk sahibi arkadaşım benim...
Kucak dolusu sevgiler, sevgiler, sevgiler...










26 Eylül 2012

Asortik Kuşevi

En son yayınımda herkesin artık toplanmasını istemiştim, çok koptuğumuzdan söz etmiştim ama bugünlerdeki yoğunluğumu düşününce herkesin en az benim kadar yoğun olduğunu düşünüp hak verdim, sustum:)
Hem çok yoğunum, iş dışındaki zamanlarda yazın havaların çok sıcak olması sebebiyle yapamadığımız gezme-tozma işlerini yapıyoruz. Havalar çok soğuyana kadar yetiştirebilmek adına:)




Bu yazının konusu başlıkta da belirttiğim gibi, herkesin yaptığı benim de imrenerek baktığım kuşevi. Yine almak yerine var olanı değerlendirmek adına şöyle bir yol izledik. İşyeride kağıt, kesme, birleştirme konusunda yeteneğinden emin olduğum arkadaşım Erkut'a, internetten gördüğüm bir kuş evini göstererek "böyle birşey işte" deyip yapmasını rica ettim. Beni kırmadığı gibi devasa boyutlarda bir kuşevi yapmış. Kalın mukavva kartonundan ve üstünü parlak bir kağıtla sıvayarak getirdi. 
(Yani bu bir DIY (Kendin yap) projesi). Çok güzel olmuştu, herşey hazır artık istediğim gibi süsleyebilirdim. Hatta bir kuşevi daha yapmıştı, onu da daha sonra yayınlayacağım:)) Yardımlarını esirgemeyen Erkut'a bir kez de buradan teşekkür ediyorum. Sağol arkadaşım.


bir soldan...






bir sağdan...

Benim kuşevim karton. Ama zaten onu kullanabileceğim bir bahçeli evim, büyük bir balkonum yok. Evin içinde çok şık duruyor:)
Mavi kuşumun gagası düşmüş fotoğrafları çektikten sonra farkettim ve hemen ona keçeden hokka gibi bir burun yaptım:))


mavi kuşun düşen gagasını keçe ile yaptım, olmuş mu?? :)


Kullandığım malzemeler görüldüğü üzere fisto, tül, seramik çiçek, yapma çiçek ve iki tane kuş. Kuşevim büyük olduğu için iki tane kuş iyi durdu. Kuşevim yaz başından buyana hazır ve ancak fırsat bulup yayınlıyorum:) 
Beyaz oldu, şık oldu, ben çok beğendim, ya siz?? :)

Bunlar da kuş evimin sakinleri mavi ve beyaz:))









Bundan sonraki yayınım sevgili deniz'in düzenlediği çekilişten kazandığım hediyelerimi, sizlerle tanıştırmak için olacak:) Henüz ben de tanışmadım, yarın alıyorum hediyelerimi. Bitmedi bizim gezmelerimiz, tozmalarımız, kargo da istememiştim. Elden alacaktım illaki:) Büyük gün yarın:)

Sevgiyle kalın, hoşçakalın...