2 Haziran 2017

#satınalmasahiplen


Son yıllarda, özellikle ben emekli olduktan sonra sıkça konusu açılırdı eşim tarafından "köpek alalım". Ev müsait değil, bahçeli bir evimiz olunca alırız diyordum. Evde köpek bakmayı hiç düşünmüyordum. Ayrıca satın almayı ise hiç düşünmüyordum. Çünkü petshoplarda görünce üzülüyorum hallerine. Eşim ise olsun birinin hayatını kurtarmış oluruz diyordu. Sonraları o seçeneği tamamen çıkardık aklımızdan.
Bir akşam otururken eşim telefonundan bir paylaşım gösterdi, bak bunu alalım dedi ve yazışmaya başladılar. Uzun yazışma neticesinde bir sonraki gün görmeye gideceğiz. Evde hiç istemiyorum, evimiz küçük, hem bizim için, hem de köpek için zor olur diye düşünürken ertesi gün kendimizi köpeğin geçici kaldığı sahibinin yanında bulduk. Ve aldık geldik:))


ilk günlerde mia... 

Çok ürkek, yetişkin erkeklerden çok korkuyor... Çünkü ilk sahipleri sebebini hiçbir zaman bilemeyeceğimiz sebeplerden ötürü barınağa bırakmışlar. Barınaklara bırakılan kedi ve köpekler de kısırlaştırılarak doğaya salınıyormuş ve Mia'yı da ormanlık bir alanda kocaman köpeklerin arasından bulmuşlar. Ürkekliği ve erkeklerden korkuyor olmasının sebebi bu süreç olabilir. İlk birkaç gün eşime bile mesafeli davranıyordu, şimdilerde daha iyi araları ve onunla oyun oynamayı çok seviyor, çok eğleniyor. Fakat genel olarak bana çok düşkün, yani çok anneci Mia:))
Ormanlık alanda bulup evlerine alan arkadaşlar ona Mia adını vermişler, biz de değiştirmedik. Hala merak ederim acaba ilk adı ne idi?
Neyse biz herşeyi geride bıraktık. Hatta 2016 yılında yaptığımız en güzel davranış Mia'yı sahiplenmiş olmamız. Eşim iyiki ısrar etmiş, ben de iyi ki karşı çıkmamışım da Mia bizim kızımız olmuş. Bir de belki biliyorsunuz Bıdık oğlumuz var, sevimli muhabbet kuşumuz. Bir kanatlı, bir tüylü iki çocuğumuz oldu. Hayatımız değişti birazcık tabiki, ama biz herşeyi göze almıştık.
İlk günlerde sabah 07;30 da dışarı çıkmak için hareketleniyordu, son zamanlarda uykucu kızımız 10;00'dan önce uyanamıyor:)) Şimdilik günde 3 kez dışarı çıkarıyoruz. Sabah, akşam üstü ve son olarak gece 23;00'da eşimle birlikte çıkarıp hem yürüyüş yapıyoruz, birlikte oynuyor ve hep birlikte eğleniyoruz:))
Mia ilk zamanlarda kesinlikle asansöre binmek şöyle dursun, kapısının önünden dahi geçemiyor, merdivenlerden çıkıyorduk. Ama şimdilerde apartmana girer girmez asansörün kapısının önünde oturup gelmesini bekliyor:))
Banyoya kesinlikle girmiyordu. İlk geldiği gün evi keşif yaparken banyoya adım dahi atamadı. Sonraları bunu da yendi ve giriyor, orada yapabileceği fazla birşey yok ben de girmesini çok istemiyorum ama girebildiğini görmek mutlu ediyor bizi. Böyle güvene dayalı değişiklikler gördükçe çok mutlu oluyorum.


istediğinde geyikte olabiliyor:)


oğlumuz bıdık ve kızımız mia:)

O'nun sevgisi bambaşka, iyiki almışız. Mia iyiki bizim kızımız olmuş:))

İnstagram kullanıyorsanız bol, bol fotoğraf ve videolarını görebilirsiniz mia ve bıdık'ın:) kullanıcı adım tabiki asortik:)

Yaz yaklaşıyor şimdilerde birsürü kedi ve köpek alınıp tatile birlikte gidilip ve birçoğu orada sokaklara terk edilip dönülüyor. Lütfen bunu yapmayalım ve düşünenler varsa uyaralım. Bunların sürekli bakıma ihtiyacı olan çocuk gibi olduğunu unutmayalım. Siz ilgi ve sevgi gösterdikçe yanınızda kalabilirler. Çok düşünüp karar verilmesi gereken bir konu. Ama yinede tüylü bir çocuğunuz olsun istiyorsanız satın almayın, sahiplenin. Sevginize, ilginize muhtaç çok patili çocuk olduğunu unutmayın.
Sevgiyle kalın...




Pin It

3 Mayıs 2017

Yeni Nesil Yatay Derin Dondurucu UED 210 A++


Üstten kapaklı derin dondurucuları kullanmanın çok pratik olduğunu biliyor muydunuz? Kendim de denedikten sonra, bunun doğru olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Derin dondurucu satın almadan önce, hangi marka olacağına çoktan karar vermiştim: Uğur Soğutma. Türkiye’nin ilk derin dondurucusunu üreten firmadan başka bir tercih zaten yapamazdım. Ancak model konusunda kararsızdım. UED 210 A++ isimli yeni modeli görünce, denemeye karar verdim. Rahatlıkla söyleyebilirim ki hiç pişman olmadım ve bir derin dondurucuda aradığım her şeyi bulabildim. 

UED 210 A++ üstten kapaklı, yani yatay bir derin dondurucu. Kapağın üstte yer alması, müthiş bir kullanım kolaylığı sunuyor. Besinleri üst üste istifleyerek hem yerden kazanıyor, hem de depolama alanını maksimum verimlilikle kullanabiliyorsunuz. Sade, dayanıklı ve ergonomik bir tasarımı var. Hani “nesiller boyu kullanabilirsiniz” derler ya, derin dondurucuya bakar bakmaz aklınıza bu geliyor. Kapakta yer alan aydınlatma sayesinde, içini rahatlıkla görebiliyorsunuz. İçi demişken, tel sepet kullanarak daha düzgün bir şekilde istifleme yapmanız da mümkün oluyor. 


Ancak UED 210 A++ modelinin asıl ilgi çekici yanları, iç hacmi ve yalıtım üstünlüğü. Derin dondurucunun iç hacmi tam 190 litre. Ne kadar kalabalık bir aile olursanız olun yeterli gelecek bir büyüklük bu. Birden fazla aileye rahatça yetecek miktarda besin ve gıdayı, -25 derecede mevsimler boyu saklayabiliyorsunuz. Yalıtımı ise kelimenin tam anlamıyla mükemmel, hatta o kadar iyi ki, elektrik kesilse bile içindeki gıdaları tam 48 saat boyunca koruyabiliyor. Ses seviyesi ise son derece düşük, sadece 38 dB. Bir fikriniz olması için söyleyeyim, buzdolaplarının ses seviyeleri 40 db’den başlıyor. Yani çalışırken hemen hemen hiç ses çıkartmıyor.
A++ enerji sınıfına ait olması da, bir başka avantajı. Hiç kapatmadan kullansanız dahi, elektrik faturanız gereksiz yere kabarmıyor. UED 210 A++ yatay derin dondurucu modelini satın almak için evinizden çıkmanıza bile gerek yok; https://satis.ugur.com.tr/item/ued-210-a/100005 adresinden 12 taksitle sipariş verebiliyorsunuz. 




Bir boomads advertorial içeriğidir.


Pin It

23 Nisan 2017

Tavukgöğsü Tatlısı


İlk evlendiğimde hemen hemen hiç yemek yapma deneyimim yoktu. O zamanlar internetten yemek tarifleri araştırmak gibi bir lüksümüz de yoktu. İlk günler kendi bildiğimce bir şeyler yapıp elime yüzüme bulaştırdıktan sonra baktım olacak gibi değil gidip birkaç tane yemek tarifi kitabı satın aldım. Aşağı yukarı denediğim bütün yemeklerde ilk ya da ikinci seferde güzel sonuçlar elde ettim. Ancak yaşadığım birkaç hüsranı da hiç unutamadım. Bunlardan biri de tavukgöğsü tatlısı deneyimimdir. O tavuk etlerini hazırlamak için harcadığım emeğe mi, zamana mı yoksa konuklarıma mahcup olmama mı yanayım bilememiştim ve uzunca bir süre bu tatlıyı yapmaya kalkışmamıştım. Bayağı tecrübe kazanıp kendime güvenim attığında bir kez daha denemeye niyetlendim ama sonuç yine hüsran oldu. Geçen 15 yıl boyunca bir daha hiç tavukgöğsü tatlısını denemedim.

görsel www.yemek.com sitesinden alınmıştır.
Nihayet tavuk göğsü tarifine Yemek.com adresinden ulaştım ve bu seferki sonuç mükemmel olduğu için sizlerle de paylaşmak istedim:

Malzemeler:
½ adet tavukgöğsü
5 su bardağı süt
3 yemek kaşığı mısır nişastası
3 yemek kaşığı pirinç unu
6 yemek kaşığı toz şeker
1 küçük parça damla sakızı
1 yemek kaşığı tereyağı
               
Yapılışı:
Tavukgöğsü üzerini örtecek kadar suda iyice haşlanacak. Derileri ve kemikleri ayıklandıktan sonra tel kadayıfı inceliğinde didilecek ve kevgirde bol su ile yıkanacak. Kokusunun çıkması için duru suyun içinde uzun süre bekleyecek(en önemli püf noktası). Bekleme suyu birkaç kez değiştirilmelidir.
Sonra didilmiş tavukgöğsünün suyu iyice sıkılarak süzülecek. Tencereye soğuk süt ilave edilerek 10 dakika kaynatılacak.
Ayrı bir kâsede, mısır nişastası ile pirinç ununa kaynamakta olan sütten azar azar katılarak yedirilecek. Bu karışım sütle tavukgöğsünün tenceresine aktarılacak ve topaklanmaması için metal çırpıcı ile sürekli karıştırılacak.
Tencereye toz şeker ve damla sakızı da eklendikten sonra tahta kaşıkla karıştırılarak pişirilecek. Macun kıvamına geldiğinde altı kapatılacak ve parlaklık vermesi için tereyağı eklenip sıcaklığıyla eriyene kadar karıştırılacak.
Tatlı servis kâselerine paylaştırılıp buzdolabında soğutulacak. Arzuya göre üzerine tarçın serperek veya yanına dondurma koyarak servis edilecek.


Pin It

7 Şubat 2017

Rengarenk, meyveli, yağsız, şahane kek...


Kekin adı başlıktaki gibi değil tabiki:))
Uzun süredir en sık yaptığım tatlı bu, favorim oldu:)

Tatlıyı sevgili Emel'in instagramdaki paylaşımında görmüştüm.
Hazırlanışı da, hazırlandıktan sonra tükenmesi de çok çabuk oldu:) Hepsinin bana kilo olarak döndüğünün de farkındayım tabiki, ama olsun, değer. 

Verdiğim tarif orijinalinin aynısı. Ben hiç badem kullanmadım, onun yerine fıstık kullandım:)
Meyveleri her defasında değişik kullandım. Çilek, erik, kayısı, kiraz.

Hep yapmak ve yemek isteyeceksiniz, demedi demeyin:)








Karışık Mevsim Meyveli  Yağsız Kek Malzemeleri
3 yumurta
5 yemek kaşığı pudra şekeri
6-7 yemek kaşığı un
1/2 paket krema
1 vanilya
1 kabartma tozu bir fiske tuz
4-5 adet çilek
4-5 adet kayısı
üzeri için file badem ve pudra şekeri


Karışık Mevsim Meyveli Yağsız Kek Yapılışı
Yumurta ve pudra şekerini iyice çırpın. 
Diğer malzemeleri sıra ile ekleyin. -En son un olacak şekilde-
Pişirme kabınızı yağlayın. 
Kek karışımını içine dökün ve üzerine gelişigüzel meyveleri yerleştirin. -Kayısıları ortadan ikiye kesip koyun.
-File bademi serpiştirin.
170 derecede 30-35 dakika pişirin. 
Soğuduktan sonra, pudra şekeri ile süsleyin.

Afiyet olsun, 
sevgiler...



Pin It

26 Ocak 2017

Kablolara Dekoratif Çözümler


Siz de benim gibi saklayamadığınız kablolardan rahatsız mısınız?
Ben dekoratif bir çözüm buldum ve uyguladım, sonuçtan çok memnunum. 


Haydi siz de malzemelerinizi hazırlayın, anlatıyorum. 

Silikon tabancası

Yapma çiçek, yaprak
Kırnap, jüt, kendir ipi diye birçok ismi olan ip.

Kabloya zarar vermemek için başlarken ipi 1-2 kez sarıp sonrasında silikonu ipe sürüp sabitleyin. Devamında da aynı işlemi uygulayın, yani ara ara ipi silikonla yapıştırıp sabitleyin ama kabloya değil ipe sürün silikonu. Özellikle tekrar tekrar belirtiyorum, hem ileride çıkarmanız gerekebilir, hem de kabloya zarar vermemiş olursunuz. Kabloya ipi sarma işlemi bitince benim gibi yapay çiçek ve yaprakları yine silikonla sabitleyebilirsiniz. Veya boncuk yapıştırabilirsiniz, seçenekler sonsuz...




Duvar uygulamasını da kendim yapmıştım, buradan bakabilirsiniz. 


TV'nun  altından sarkan kablodan sonra balkondaki klima hortumlarını da aynı yöntemle yaptım. Çok başarılı oldu:) 


Hepinize kolaygelsin.


Keyifli geçsin günleriniz...




Pin It

9 Kasım 2016

Dekor Duvar Yapımı (Kendin Yap -DIY)


Evimizi aldığımızda salon ve mutfak arasındaki kombinin de bulunduğu duvarın hemen arkasına dolap yaptırmıştık. Fakat duvar ve dolabın dokusunun birbirine olan uyumsuzluğu ve hem de aralarında kalan boşluk sebebiyle duvar kağıdı vs uygulaması yapmamızı engelledi. Ve ben 3 yıldır ne yapabiliriz diye düşünüyordum. 

öncesi ve sonrası...


Kullandığım malzemeler:
Saten alçı
Su
Bulaşık eldiveni
İstediğiniz bir renk boya

Evde olan derz dolgusuyla aradaki aşağıdan yukarıya doğru azalarak giden boşluğu doldurmaya başladım. Derz dolgum bitince tekrar almaya gittiğimde o tür işlemler için saten alçı kullanmam gerektiğini öğrendim ve aldım. Saten alçıyı bir miktar suyla açarak yine dolgu işine devam ettim. Biraz yapıp 1 gün kadar kurumasını bekledim. Fakat anladım ki ben duvar veya sıva ustası değilim dümdüz yapamayacağım. Elime eldiven geçirdim ve avucumun içine aldığım bir miktar alçıyı duvara gelişigüzel, avuç içi ve parmak uçlarımı pat pat vurmak suretiyle güzel bir doku oluşturdum. Dekor duvar yapıyordum bilmeden:)) Hem kolay, hem de hızlı oluyordu. Sonrasında burayı nasıl boyarız diye düşünürken su ile açmış olduğum saten alçı karışımının içine yatak odasının bir duvarını boyadığımız çok beğendiğim mavi boyadan döküp harcımı karıştırdım ve tekrar aynı işlemi uyguladım. Güzel oluyordu:))) Ama mavi boya beyaz alçı ile karışınca rengi biraz açık oldu. En sonunda sadece boyaya eldivenli elimi daldırıp biraz daha pat pat yaptım ve bitirdim. Bazı yerlerine budak aparatıyla farklı dokular vermeye çalıştım, çok başarılı olmadı ama yakından bakınca orada değişik birşeyler olduğu belli:)) Umarım anlatabilmişimdir. Aslında çok kolay, avucunuzun içine aldığınız suyla karıştırılıp harç yaptığınız saten alçıyı pat pat duvara gelişigüzel vuruyorsunuz avuç içi ve parmak uçlarınızla. Hepsi bu kadar. Ama anlatmak daha zormuş:))



Aradaki boşluğu ve kötü görüntüyü en güzel bu kürekleri yapıp astığım zaman kapatabilmiştim:)



Sonra o doku ve görüntü o kadar hoşumuza gitti ki, tv'nin bulunduğu duvara da uyguladım. Hem orası daha büyük bir alan. İzleyeceğim yolları biliyordum. Direk olarak renklendirilmiş alçı ile yaptığım için çok çabuk bitirdim. 



Keyifli, sağlıklı ve üretken geçsin günleriniz:)


Pin It

25 Ekim 2016

Çerçeve Yenileme


İkinci el eşya satılan dükkanları, bit pazarlarında, antika pazarlarında dolaşmaktan keyif aldığımı bilmeyen kalmamıştır sanırım. Özellikle bit pazarından aldığım ve üstüne birşeyler katarak, ben yaptım oldu demek ayrı bir keyif benim için. 



Yine bit pazarında dolaşırken görmüştüm bu zeytinli çerçeveyi. Kimsenin ilgisini çekmeyecek olan bu çerçeveyi elime aldığımda aklıma neler geliyor, neler yapılabilir kısmını düşünmek beni mutlu eden yanı. Eşim ilk zamanlar elimi attığım herşeye bu ne ya, ne yapacaksın bunu, çöpçü gibisin eleştirilerine hiç aldırmadım. Çünkü ben gördüğüm ve almak istediğim eşyaya, objeye göründüğü gibi bakmıyorum, nasıl olacağını, neler yapabileceğimi düşünerek bakıyorum. Eşimle aramızdaki fark bu. Artık O'da alıştı, sesini çıkarmıyor. Buradaki en büyük dezavantajımız bazen gerekli olmayan şeyleri de toplayabiliyorum:) O kadar olsun alırken ve yaparken çok mutlu oluyorum ama:)



Çerçevenin ilk hali buydu ve de çok kirliydi tabiki. Alıp eve getirdiğim herşey iyice yıkanıp dezenfekte etmeden işe başlamıyorum. O çamaşır suyuyla temizlenip yıkanacak mutlaka. Neyse görüldüğü gibi çerçevenin üst tarafındaki tahtası eksik. Oraya birşeyler yapılmalıydı. Mevsim sonbahar ve doğada ne ararsanız var. Kopmuş bir sarmaşık dalı bu işi görebilirdi. Çünkü şekil verilebiliyordu. Dalı eve getirip saçörgü yapıp üstüne kemer olarak silikonladım. Daldan kalan minik parçaları da çerçevenin etrafına silikonladım. İnce halatta kullandım. İşte size doğal mı doğal bir çerçeve. Country seviyorsanız, işte budur:)



Yeni kendin yap projelerinde görüşmek üzere hoşçakalın, sevgiyle kalın. 



Pin It

20 Ekim 2016

Evde Koltuk Kaplama


Yaratıcılık ihtiyaçtan doğar, gelişir ve aktarılırmış. Örnek ben:))
Daha öncede defalarca belirtmiştim küçücük evimiz için bitmez tükenmez arayış, uğraş içerisinde olduğumu. Bir de birçok şeyi kendim yapma hevesim var. Özellike son yıllarda yapabileceğim hiçbirşeye tonlarca para vermek istememem de çok etkili bu durumda. 
Geçen günlerde minicik koltukları bulunca işte bunlar dedim. Koltukları kaplatmayı düşünüyordum, düşündüğümden fazla fiyatı duyunca vazgeçtim. Kayınvalidem yaparız biz bunları deyince hemen kumaş araştırdık, beğendik hatta. İnternetten de sipariş verebilirdik fakat yerlerinin Bursa'da ve bize yakın olduğunu öğrenince gittik yerinden aldık. Bursa Buttim'de Evimstil.
Koltuk kaplama için zımba makinesi gerekliydi onuda mahalledeki hırdavatçıdan aldım. 



Koltuğun önce bir tanesini söktüm, çıkan kumaşları kalıp olarak kullanacağımız için hırpalamadan çıkarmaya özen gösterdim. Kalıpları çıkarıp kesme işini kayınvalidem yaparken ben de bir yandan boyamaya başladım. Boyamız klasik Polisan Home Cosmetics Anti Aging X1 Beyaz. Koltuklarınz ahşap kısımları siyah olduğu için birkaç kat boyamak zorunda kaldım. Boya işlemi bitip kaplamaya sıra geldiğinde biraz zorlandık çünkü koltuğun yaslanma yeri düz olmadığı için kumaşı verev kesmemiz gerekiyordu, fakat desenimiz verev kesmeye uygun olmadığı için mecburen düz olarak uygulamalıydık, küçüçük pli yapıp eski yerinden zımbalayarak monte ettik. En zorlandığımız kısım bu oldu. Kumaşınız çiçekli veya düz olursa bu kadar zorlanmayabilirsiniz.
Alt minderini de eskisinden kalıp çıkararak kesmiştik, diktim ve tahtasına zımbalayarak tamamladım.
Koltuğun arka kısımlarını hiç sökmeyip üstünden çizerek kalıp çıkardık. Silikonla yapıştırıp, paylarını ahşabın altına sıkıştırarak tamamladık.





Kaplama  işi bittikten sonra kabara ile süslemek istedim. Malzeme almaya gittiğim Yılmaz Sünger'de şerit kabara aldım. İşimizi çok kolaylaştırdı. 

Kabara nedir?: Kumaş kaplı mobilyanın kenarındaki şeridin üzerine ara verilmeden çakılan süslü çivi. 

Bir haftalık tatilinin 2-3 gününü koltuk kaplamakla geçirdiği için anneme (kayınvalideme) bir kez de buradan teşekkür eder, sevgilerimi gönderirim:) 

İşte bu kadar emek, uğraş ve iki tane güzel koltuk. 
Yani mutlu son:))

Sevgiyle kalın...



Pin It

20 Ağustos 2016

Mozaik Denilince Aklımıza İlk Mozaik Pasta Geliyorsa


Genç kızlığımızın vazgeçilmez pastası nedir? Çoğumuzun lezzetine bayıldığı ve aklımıza ilk gelen mozaik pastadır. Sevmeyen yoktur, ikram edildiğinde bayılarak yenilir. Çok lezzetli bir pastadır ve zor gibi görünse de aslında yapımı çok basit olan bir pastadır. Aslında bakmayın böyle dediğime, gençliğimde hep hazıra kondum. Kendim hiç yapmayı denemedim. Yemek olayında fena değilim ama tatlı yapmak hep korkutmuştur. Ne zaman ki liseden kız arkadaşlarımla benim evimde toplanmaya karar verdik, işte o zaman menüde mozaik pasta olmalı dedim. Çünkü lise zamanı hangimizin evinde olursak olalım, annemizin hazır bulundurduğu bir tatlıydı. İşte o zamanlar, hep hazıra konduk. Şimdi, mozaik pastayı kızlara sunmak için listeme alınca, araştırmalarım başladı.
Birçok yemek sitesinde, mozaik pasta tarifi aradım. Baktığım sitelerde yemek tarifleri yeterli seviyede olmadığı için, tatlı tarifleri de çok güven vermedi. Pes etmeden, araştırmaya devam ettiğimde ise Lezzet.com.tr adında çok güzel bir site ile tanıştım. Hatta sadece mozaik pasta tarifi yok, sitede çok daha fazlası var. Örneğin, evde ekmek yapan birçok arkadaşıma artık özenmekle kalmayıp, bende bu sitedeki pratik ve çok çeşitli ekmek yapım tarifleri ile onlara fark atabilirim. Artık, günlerde ben konuşulurum.

Bu güzel yemek sitesi sayesinde, dünya mutfakları, Türkiye turu, davet sofrası gibi konulara ayrılmış tarifler ile sofram her zaman muhteşem olacak. Hatta çocuklar için bile çocuk yemekleri tarifleri adı altında çok farklı menüler buldum. Artık, misafirim olduğunda ne pişireceğim derdi yok. Eşim ve çocuklarım için çok değişik yemekler yapabiliyorum. Neyse, gelelim mozaik pasta tarifine, öncelikle bana gördüğüm tarifler içinde, anlatımı güzel ve çok pratik gelen bir tarif.  Ölçüler basit ve anlaşılır. Tarifin sekiz kişilik olması da çok iyi oldu. Hazırlama süresi yirmi dakika ve pişirme süresi de on beş dakika.  Ayrıca, tarife baktığınız sayfada, sürekli güncellenerek sizi son eklenen tariflere yönlendirmesi de çok iyi düşünülmüş. Sizlerde benim gibi farklı ve pratik tarifler arıyorsanız şiddetle tavsiye ederim.


Pin It

17 Haziran 2016

Kot Pantolondan Kendin Yap (DIY) Projesi


Tam bir şeyi atacakken düşünürüm birşey olur mu bundan diye ve inanın oluyor. Yeterki birşeyler yapmak isteyin. Kot pantolonlardan da gördüm ki yapabilirmişim ve çok kullanışlı birşey olurmuş:)  
Birkaç tane kot pantolon cebi ve bir pantolonun boydan, boya bir paçası yeterli oldu, kot pantolon değerlendirme ve geri dönüşüm için.





Kot pantolonun paçasını cebini sökmeden kestim. Sabit kalan cebin altına diğer cepleri alt, alta silikonla yapıştırdım, en üstüne de kot pantolonun biritlerinden birini tutturdum askı yeri olarak, hepsi bu kadar işte. Dikiş yok, kes, yapıştır var sadece, en pratik olanından:) 



Siz de pratik bir geri dönüşüm projesi yapmak isterseniz, veya böyle bir düzenleyici isterseniz hemen başlayın. Hatta aynı işlemi yatay olarak da yapabilirsiniz. 
Çocuk odaları için çok kullanışlı olur mesela, ceplerin üstünü dilediğiniz gibi süsleyip eğlenceli hale getirebilirsiniz. Okuma yazma biliyorsa çocuğunuz, numaralandırabilir oyun şekline dönüştürebilirsiniz. 5. cebe pembe çorap, 3. cebe mavi çorap gibi. veya yine ceplerin üstüne renkli birşeyler yapıştırıp, yine o renge uygun çoraplarını veya küçük oyuncaklarını koymalarını isteyebilir, küçük oyunlar oynayabilirsiniz. Ben olsam öyle yapardım:) 
Bütün bunları ben kendim için yaparken düşünmemiştim, şu anda yazımı yazarken aklıma geldiği için yazıyorum. Düşünmenin ve uygulamanın sonu yok, ufkumuzu açık tutalım yeter. 
Siz bunu okuyan sevgili arkadaşım, "sen olsan ne yapardın" gibi bir soru sorayım, herkes fikrini yazsın, uçuşsun fikirler havada ne dersiniz?
Sağlıklı, mutlu, huzurlu geçsin günlerimiz, iyi hafta sonları.

Sevgiyle kalın...



Pin It
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...