10 Mayıs 2011

Pırasalı Tuzlu Kek

Yıllar önce iş arkadaşlarımızdan Pelin'in sık sık yapıp işyerine de getirdiği bir börek. O zamanlar keyifle tüketiyorduk. Ama yemek yapmakla ilgili bir merakım olmadığı için aldığım tarifi bir kere bile yapamadan kaybettim. Hiçbirşey hatırlamıyordum ve aradan yaklaşık 13 yıl geçti. Uzunca bir süredir düşünüyorum nasıl yapılabilir diye. İnternetten aradım, pırasalı börek deyince hep bildiğimiz klasik, yufkalarla yapılan böreklerden buldum. Ben onu zaten yapıyorum, sık sık:)) Bilmediğimi arıyordum fakat bulamadım. Geçen akşam herşeye rağmen denemeye karar verdim. Ölçüler ve malzeme tamamen uydurma, hiçbirşey de olmayabilirdi:)) Ve yaptım gayet başarılıydı. Hatta ertesi gün İstanbul'dan gelecek olan eşimin ailesi için de birazcık ayırabildim. Tadına baktılar çok beğendiler. Hemen pazar sabahı kalktım ve tekrar yaptım. Kayınvalidem içine karabiber veya arzuya göre pul biber konulabileceğini söyledi. Ama ben şimdilik sade yaptım.
Bu sefer kendimce belirlediğim ölçüleri 2 katına çıkardım ve bolca olmasını sağladım. Gayet güzel oldu. Ben bile kendime şaşırdım;))) Hem çok basit, hem de çok lezzetli. Kısacası sonuç harika...
Bu arada böreği yaparken (hala bir börek diyorum, bir kek) ismiyle ilgili takıldığımı söyledim anneme, börek gibi de değil bu, hatta aradığımda bile bulamadım internette dedim. Bunun adı ne olabilir ki dediğimde, kek diyebilirsin dedi, tuzlu kek diyebilirsin dedi. Ve ben de Pırasalı Tuzlu Kek olarak adlandırdım. Evet evet en uygunu bu oldu.
Bu yazıyı yayına hazırlaya kadar, isminde bu şekilde karar verince birde pırasalı kek diye aradım ve buldum. Biraz geç oldu ama, olsun. 
Henüz hiç birine bakmadım. Varsa bir eksiği benimkide böyle olsun. 
Bana göre güzel de oldu zaten:)) Ben yine şımarmaya başladım, şımarık mıyım neyim?:))))
Sizleri muhteşem Pırasalı Tuzlu Kek tarifimle başbaşa bırakayım...






Pırasalı Kek Malzemeleri
1,5 bardak un
 1,5 bardak yoğurt
 Yarım su bardağı sıvıyağ
 3 yumurta
 600 g. pırasa
 1,5 tatlı kaşığı tuz
 1 çay kaşığı şeker
 1 paket kabartma tozu


Pırasalı Kek Yapılışı
Pırasalar ince ince, yaklaşık 5'er mm. kalınlığında kesilir.
Un, yoğurt, sıvıyağ, 3 yumurta, tuz, şeker ve kabartma tozu (pırasa hariç tüm malzeme) mikserle çırpılır. Tamamen karıştığında harcın içine kesilmiş pırasalar ilave edilir ve tahta kaşıkla karıştırılır.
Tepsi yağlanır ve 180 ˚C'de ısıtılmış fırında 45 dakika pişirilir.
Ve afiyetle yenir, yedirilir:))





9 Mayıs 2011

Vazo Yenileme

Bu bir şişeydi. Turşu satan dükkanların vitrinlerinde görüyorum. 
3 yıl önce tuttuğumuz evin mutfağında duruyordu. Yıkadım, temizledim. Sonra da beyaza boyadım, biraz doku oluştu dışında hoşumada gitmişti. Öyle kullanıyordum. Ta ki geçen gün değişik birşeyler yapmak isteyene kadar. Evdeki materyallerden birşeyler yapmaya başlamıştım. Boncuklarla süslüyordum ki, peçete dekupaj fikri oluştu. Peçete dekupaj hep duyardım da nasıl yapıldığı hakkında hiçbir fikrim yoktu. Tiryaki Hobi'ye yardımlarından dolayı teşekkür ediyorum. 
Hemen Bauhaus'a gidip malzemeleri aldık. Eşimin tehditlerinin üzerine eve gelir gelmez hemen işe başladım. (Birçok şeyi yarım bıraktığımı bildiğinden, "bunları hemen kullanacaksan ne ala, yoksa bir daha bulamazsın" deyince panikledim:) Gerçekten atabileceğini düşündüm aldıklarımızı:)) Aldığımız 3 renk boya, 1 kapatıcı, 3 peçete, dekupaj tutkalı, bi de sprey vernik. Fırça almadım, çünkü vardı. Canım sıkıldıkça boyarım biryerleri:))
Vazo için hemen işe koyuldum. Benim şişe zaten beyaz boyalı olduğu için kapatma işlemini geçtim. Dekupaj için satılan peçetelerden de almıştım 3 tane ama, ben bu vazoda evde olan peçetelerimden kullandım. Böyle birşey çıktı ortaya. Ben çok beğendim, çok güzel olduğu için değil, kendim yaptığım için. Umarım sizler de beğenirsiniz. 





8 Mayıs 2011

Anneler Günü -2011-


Canım annem, 
Anneler Günün Kutlu Olsun. 
Her günün mutlu ve huzurlu olsun.
Senin için Allah'tan sağlık ve sonsuz sabır (abim bizi bırakıp gitmeyecekti!!! 
O'nu çok özlüyorum. Sen nasıl dayanıyorsun annecim) diliyorum. 
Sen de eminim sadece bu kadarını istiyorsundur kendin için.
Benim mütevazı annem, benim bitanecik annem, yaşama sebebim annem, fedakar annem, cefakar annem, sonsuz iyiniyete sahip yegane insan, benim en şeker anneanne annem, benim en tatlı babaanne annem, benim en iyi hayat arkadaşı annem, benim en iyi teyze, benim en iyi hala, benim benim benim..... 
ve en önemlisi benim annem, iyiki varsın, iyiki benim annemsin.
Seni çok seviyorum annecim.


Kendi annem kadar kendime yakın hissetiğim kayınvalidem, 
ve
tüm annelerin
anneler gününü kutluyorum yürekten.

Kucak dolusu çiçekler tüm annelere... Sevgiyle ve sağlıkla kalın...


7 Mayıs 2011

Duyduk Duymadık Demeyin!!!

Sevgili TiryakiHobi'nin burada belirttiği gibi güzel bir hediyeyle çekilişi var. 
Bu örtünün bir talibi de benim, haberiniz olsun. Siz de, bu hediye için benim olmalı diyorsanız lütfen burdan buyurun:))


Herkese bol şanslar diliyorum.



6 Mayıs 2011

PRATİK KEK

Geçen akşamki kek yapma isteği bu şahane kekle son buldu. Gerçekten pratik ve çok lezzetli. Taptaze, pufidik, pufidik çok sevdim. Yememem lazım, onu da biliyorum. Ayarını tutturamıyorum yerken:)) Sonra koştur, koştur diyetisyene:)) Ben yemek yerken feleğimi şaşırıyorum, lütfen bana bir liste hazırlar mısınız? :))) 
Neyse ben bu macerayı başka zamana saklıyorum. 
Şimdi sizi, yaptığım enfessss kekle başbaşa bırakayım.










Malzemeler:

3 adet yumurta
1,5 su bardağı toz şeker
1 su bardağı yoğurt veya süt
1 su bardağı sıvıyağ
3 su bardağı un (silme, elenmiş)
1 adet limon kabuğu rendesi veya vanilya
1 paket kabartma tozu

Üzerine Serpmek İçin:
Ceviz veya fındık

Yapılışı:
Cam kaseye oda sıcaklığındaki 3 adet yumurtayı, toz şekeri çırpıcıyla veya mikserle şekerler eriyinceye kadar çırpıyoruz.
Yoğurdu, sıvıyağı ilave edip çırpıyoruz.
Üzerine elediğimiz unu, limon kabuğu rendesini, kabartma tozunu ilave edip çırpıyoruz.
Yağlanmış tepsiye veya kek kalıbına boşaltıp üzerine ceviz serpiyoruz.
180 derecelik fırında 35-40 dakika pişiriyoruz.



26 Nisan 2011

Süslü Kova

Hiç tutmam plastik kapları. Geri dönüşümdür benim için onlar. Yoğurt kovaları ve benzerleri. Kendi blogumu açmadan çok önce sürekli dolanırdım bloglarda, oralarda görürdüm kutuları, kovaları değişik şekillerde uygulamalar yapılmıştı. 
Ben de bu şekilde değerlendirdim. 


Yıllar önce aldığım hırkanın sadece bir kolunu kullandım, birkaç tane düğme kullanarak sonradan ilave kapak yaptım, daha kullanışlı olur düşüncesiyle. Kapaklı şirin, minik kova oldu. İki yılı geçti, kullanıyorum zevkle. Hatta bazen çıkarıyorum yıkıyorum tekrar takıyorum. Epey kullanışlı oldu...



12 Nisan 2011

Güzelyalı'da Bir Pazar

Haftasonunda evde oturmak istemedik, biraz serin olsa da hava gayet güzel görünüyordu. 
Arkadaşlarımızla beraber Mudanya yolu üzerinde Gündoğdu Köyü'nden girdik. 
Bir salıncağa binmeye çalışan bir sürü koyunun bulunduğu bir çiftliğin yanında durduk. Onlara bakıp fotoğraf çekmeden,  geçilmezdi, çok güzel görünüyorlardı. Etraftan topladığımız otlarla beslemeye çalıştı İpek. (sevgili arkaşım Hasibe&Hüseyin çiftinin biricik kızları olur kendisi). 
Çiftlik harikaydı, içinde sadece koyunlar yoktu, midilliler, tavşanlar, kazlar belkide göremediğimiz başka hayvanlar. Ahh ne mutlu sahiplerine:)) 
Biz yolumuda devam ettik dere tepe düz gittik ve tüm ihtişamıyla deniz karşımızda, hava güzel, gökyüzü masmavi...
Balık ekmek harikaydı. Üstüne birer de çay içildi. Deniz kenarına inip yakından deniz havası alındı. 
Güzel bir gündü...



29 Mart 2011

Mutluyum:)

Günaydın herkese,


Bu sabah işe geldim, biraz iş, ara ara da hürriyet gazetesini okuyordum ki Bumerang ilanları yayınlanan kısımda benim bloğumun linkini gördüm:)) Hemen belgeledim, altta:)))
Çok mutlu oldum hemen tıkladım ve günlerdir açılmayan blogumun açıldığını gördüm. Yasaklandığından beri hiç girememiştim ve bir daha girebileceğimi düşünmüyordum, deneyimli bazı blog sahiplerinin bu durumun mutlaka düzeleceğini söylemelerine rağmen. Neyse güzel bir gün, blogum açılıyor, hava güzel, kış bitiyor, bahar geliyor. Herşey yolunda, umarım herkes için böyledir veya böyle olur. 
Güzelliklerle dopdolu iyi haftalar diliyorum herkese...



24 Şubat 2011

Yeni Temam

Evet ara ara hazır temalarla değiştirğim temama kendime özgü birşeyler yapmaya çalıştım. Umarım başarılı olmuşumdur. Daha eksikleri var istediğim herşeyi yapamadım ama en kısa zamanda onu da tamamlarım. İnceleyip araştırmam lazım. Fikrimi değiştirip başka birşey yapmazsam eğer, şimdilik son durum budur.


.

22 Şubat 2011

İyiki Doğdun Efe


Efe: Ceyhun ve Sevcan'ın oğlu. Ceyhun: yeğenim, Sevcan da onun eşi:))

Efe bu yıl 4 yaşını doldurdu. En çok istediği de arabalı pastaymış, Şimşek Mcqueen
. Kim yapar!!! Tabiki Pastacı Hasibe yapar:)
Sevcan bu isteğini  belirtip, özellikle Hasibe'nin yapmasını isteyince, benim sevgili arkadaşım yeni işe başlamış olmasına, yoğun ve yorgun bir dönem geçiriyor olmasına rağmen kırmadı. Hepimizi, ama en çokta Efe'nin mutlu olmasını sağladı. Her gördüğümde teşekkür ediyorum fakat bir kez de burdan sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum kendisine. 
Efe bir araba delisi olduğu için pek mutluydu. Çocukları mutlu görmek ne güzel. Hep mutlu olsunlar hep gülsünler, hep keyifleri yerinde olsun.
İyi ki varsın Efe'cim seni çok seviyorum ve de nice nice güzel yaşlar diliyorum sana, dolayısıyla anne-baban ve de Bulut kardeşine:))