3 Ağustos 2012

Yeşil Ahşap Kutu ve Daha Neler Neler!!!


Güzel bir haftaydı, beni mutlu eden. Ben evde olanları değerlendiren, yeni teknikleri öğrenip, kendi kattığım tekniklerle birşeyler yapmaya çalışan biriyim. Yapıp, yapıp evde saklıyorum, kullanıyorum veya hediye ediyorum. Tamamen zevk için, hobilerimle vakit geçiriyorum. 
Sevgili arkadaşım Gönül (Mekan Tasarım'ın sahibi), birkaç hafta önce bir kermeste yer alacağını, benim yaptıklarımı götürüp orada satışa sunabileceğimizi söylemişti. Ben de aşağıda yaptığım kutuya koydum ve götürdüm birkaç ürünü. Kermeste satılmamış, almış dükkanına götürmüş. Ve işte burası çok güzel:) dükkana gelen bir müşteri yaptığım panolardan istemiş, hem de dört tane:)) Şuradaki kıpkırmızı ve masmavi panolardan. Ama onlar değil dört tane yeni yaptım:) Yaptım götürdüm ve aylardır hiç gidemediğim, gidince içinden çıkmak istemediğim işyerine gittim arkadaşımın. Hep fotoğraflarını gördüğüm ürünleri görünce bir kez daha hayran oldum. İnternet üzerinden alışveriş yapabilirsiniz, siteye bakın derim. Şunu da belirtmeden edemeyeceğim. Fotoğraf çerçevelerinin arkasındaki kilit aparatlarına bayıldım. Çerçeveye fotoğraf koymak hiç bu kadar kolay olmamıştır. Bir ara detaylı fotoğraflarını yayınlarım.
İşte böyle ilk kez yaptıklarım satıldı ve ben mutlu oldum. Ne güzel bir duyguymuş:)
İşte böylesi güzel gelişmelerin olduğu güzel, yoğun bir haftaydı.

****

En sevdiğim renktir yeşil. Yıllardır evde olan ahşap kutuyu boyadım, mumla eskitme denedim. İlk kez deniyordum, bence oldu:) Zaten istediğim böyle birşeydi. Üstünede çiçek yapıp yapıştırdım, işte kutum hazır. 
Bu kutuyu 3-4 ay önce yapmıştım. Yayınlamak bugüne kısmetmiş:) Tembel miyim ne?:)


İki tane ahşap kutum var. Onlara da dekupajla birşeyler yapmayı düşünüyorum. Bakalım neler çıkacak ortaya. Ben bile merak etmeye başladım:))



***********************************************************************************************************
DUYURU... HEDİYE ÇEKİLİŞİ...
***********************************************************************************************************
Hala katılmadıysanız denizin yıldızı bir çekiliş hazırlamış, bakar mısınız sürpriz hediyeler arz-ı endam ediyor:) Çekiliş devam ediyor, hemen katılın derim:)

Fotoğraf deniz'imin bloğundan alınmıştır:) Hediyeler konusunda
ne kadar bonkör davranmış değil mi? :)
***********************************************************************************************************

Bol yazılı bir yayın oldu, sıkmadım umarım sizleri. Ama ben bloglardaki yazıları okumadan, sadece fotoğraflara bakıp asla geçmem. Neye göre yorum yapabilirim ki? Sizler de okuyorsunuz değil mi yazının tamamını?? Yoksa ben boşuna mı yazdım bu kadar yazıyı:))

Herkese güzel, sağlıklı bir hafta sonu diliyorum.


26 Temmuz 2012

Canavar Balık Kalemlerimi Yuttu!

Bu havalar mahvetti beni... Bütün enerjimi aldı götürdü. Hareket etmek istemiyorum. Dolayısıyla yazmakda zor geliyor. Ama fırsat buldukça blogları dolaşıyorum. 

Oturmuyorum, ayakta çalışıyorum.) Cem'de boş durmamış, fotoğraf çekmiş.)
Birkaç gün önce yine blogları dolaşırken burada görüp "evet bunu yapmalıyım" dediğim bir çalışmaydı canavar balık.) Akşama eve gidince hemen yaptım. 
Bazen gördüklerimi hemen yapıyorum, bazen de aylar yıllar geçiyor yapılacaklar arasında sırasını bekliyor. 

Canavar balık kalemleri yutuyor...

Bu canavar balık biraz şanslı idi bu konuda. Hemen yapıldı.) 

Ve yuttu.)

Yine ben elimde olan, canım annemin verdiği oyayı, kumaşları ve tabiki yaptığım yoyoları kullandım. Kumaşlar yine evde olanlar. Yani sıfır maliyet:)) Keyfi paha biçilmez:)
Ben çok sevdim, ya siz...



Herkese serin, serin, mutlu, sağlıklı günler diliyorum:)

18 Temmuz 2012

POŞET KUTUSU (DIY projesi)

Hiç istemediğim halde bazen birsürü poşet birikiyor. Pazardan değil marketten alışveriş yapıyoruz. Gerçi pazarlarda da durum farklı değil. Kesekağıdı olmadığı için maalesef her aldığım sebzeyi poşetlere koymak zorunda kalıyorum. Bir büyük alışveriş torbasının içinden birkaç tane poşet çıkmasını engelleyemiyorum:(
Alışveriş yaptığımız marketin poşetlerinin üzerinde şöyle bir ibare var. 
Bu poşet doğada bakterilerin, nemin, ışığın ve oksijenin etkisiyle 24 saat içerisinde biyolojik olarak kaybolur.


Umarım gerçekten öyledir.
Birkaç gün önce haberlerde izledim, 2014 yılının başından itibaren kesekağıdına geçilecekmiş. Bu poşet yığınından kurtulacağımız günleri bekliyorum. Çünkü istediğiniz kadar özen gösterin eve o poşetlerin girmesini engelleyemiyorsunuz ya da ben engelleyemiyorum. Kesekağıdı&file ikilisini özledim ben:)


Bu kadar poşet muhabbeti ve yığınından sonra ortaya çıkan poşet kutusu. Yeterki poşetlerden kurtulalım, ben bu kutuyu başka bir amaçla yine kullanabilirim:)


Birkaç hafta önce yapıp bitirdiğim bir DIY (kendin yap) projesi bu. İşyerinde kullandığımız lazer yazıcının kartuş kutuları atılmamış duruyordu. 


Öncesi-sonrası yaptım:)



Bir tanesini aldım ve birçok kişinin ahşap objelerden yaptığı poşetliği ben bu karton kutu ile yapmaya karar verdim. Üstündeki yazıların bir kısmını önce zımparayla çıkardım, sonra beyaza boyadım. 


Bir o yandan...

Bir bu yandan...


Bir önden yoyolarım:)


Daha sonrada beğendiğim dekupaj resimleri ölçüsüne göre bilgisayarda tasarımını yaptım. Dekupaj tutkalıyla yapıştırdım. Yine danteller, puantiyeler ve bir süre önce yapıp yapıp kenara koyduğum yoyolarla  süsledim. Ve koydum mutfağıma. 

Bu da kapağında kullandığım yoyo... Bunun kumaşını çok sevdim, annemden aldım bundan sonraki birçok çalışmamda kullanabileceğim kadar çok var:))





Kutunun yanları için dekupaj resimlerinden tasarım yapmıştım, orijinal boyutlarıyla paylaşıyorum, umarım birilerinin işine yarar. 

Herkese mutlu, sağlıklı günler diliyorum.

13 Temmuz 2012

Çantası koluna, herkes yoluna:))



Henüz bir yere gitmek için çantayı koluma almış değilim:)
Geçen hafta aldık bu şirin çantayı. Farklı amaçlarla da kullanılabilir, el de taşımak dışında:)) Ama ben saksı olarak kullanmayı uygun gördüm. Hatta çantayı alırken hemen bir tane de fesleğen aldım. Eve gelince plastik etiketi ve bir-iki ahşap boncukla süsledikten sonra kullanıma hazır hale getirdim. Çok sevdim ben bu saksıyı:))





Evde var olan diğer fesleğenim de yeni gelene inat çiçek açmaya başladı:) Fesleğen çiçer açar mıydı? Hiçbir fikrim yoktu. Gördüm açıyormuş, beyaz, çok zarif çiçekler küçücük, küçücük.




Ve diğer çiçeklerim... Burada görünmeyen birkaç çiçeğim daha var. N'olurdu balkonum biraz daha büyük olsaydı:))) Sanırım sera olurdu:)




Saksı çanta: Bauhaus
Raf  ünitesi: Ikea


Herkese çok güzel bir hafta sonu diliyorum.
Sevgiyle kalın...







7 Temmuz 2012

Birlikte Nice Senelere...

Bugün sevgiliyle sabah erkenden kalkıp hızlı ve eğlenceli bir gün yaşamak istiyorum. Beş yıl önce olduğu gibi.
Kahvaltıyı dışarda şehirden uzaklarda bir yerlerde yapmak istiyorum. Kahvaltıdan sonra çay-kahve eşliğinde uzun uzun sohbetler etmek istiyorum. Sonrasında (program yok) gezmek istiyorum sevgiliyle... Koşmak, eğlenmek, gülmek, belki de beş yılımız nasıl geçti, özetlemek. Neler yaşadık... Dargınlıklarımız, kırgınlıklarımız, tartışmalarımız, uzlaşmalarımız, sevinçlerimiz, gezmelerimiz, tozmalarımız, tembelliklerimiz, çevremizde varlıklarıyla bizi mutlu edenleri ve yüreğimizi dağlayarak bizi terkedip gidenleri konuşmak ve belki de hüzünlenmek. 
Sonrasında muhtemelen tekrar birşeyler yeme ihtiyacı hissedeceğiz, oturup birşeyler yemek, belki bir simit, bir çay, belki de güzel bir restoranda yemek. Sonrasında tekrar gezmek istiyorum şehri bir ucundan, bir ucuna. Eğlenmek çocuklar gibi. Belki bugünü yıllar sonra bize hatırlatacak minicik hediyeler almak birbirimize:)) 
Gezmek, fotoğraf çekmek-çekinmek, bol bol sohbet etmek istiyorum. Sonrasında bir akşam yemeği ve geceyi nerede noktalarız bilemiyorum, ama bir-iki duble birşeyler içmek de istiyorum bu arada... 
Umarım güzel bir gün olur bugün. Beş yıl önce bugün heyecanlı başlamıştı, güzel devam etmişti. Bu günü de en az o kadar güzel geçirmek istiyorum. 
Bugün, "evliliğimizin 5. yılı"nı çocuklar gibi kutlamak istiyorum.
Umarım sağlıklı, huzurlu, mutlu, neşeli daha nice nice yıllarımız olur kutlanacak.


N&C


Bu pisiciklerde günün anlam ve önemine uygun oldu, bir süre önce böyle bir değişiklik yapıp, gelin damat yapmıştım onları:))



                                                          * * *

İki yıl Amerika ve şu anda da Afrika'da olan sevgili Nesli'nin doğum günü bugün. Bu yıl da ayrı kaldık canım benim... 


Yeni yaşın sana hep güzellikler getirsin Nesli'cim. Sağlıklı, mutlu, başarılı, neşeli nice nice yıllar diliyorum, kucak dolusu sevgiler gönderiyorum sana...

Bu üç yılın acısını seneye havai fişekli bir kutlamayla yaparız, ne dersin?? :)
Öpüyorum seni Nesliiiii... 

* * *


Herkese güzel bir hafta sonu diliyorum. 
Sağlıklı ve mutlu kalın...



29 Haziran 2012

Üçü bir arada...

Bir süre önce yapmıştım, ancak paylaşabiliyorum bu çalışmalarımı. Ben çok sevdim bu keçe kuş evini de, keçe evi de. Yine yapmak istiyorum ama ne zaman olur bilemem. 


İlk çalışmam olan kuş evini ruşenya'nın blogunda görmüştüm, ahşaptan yapmıştı. Benim ahşap kuşevim yoktu, keçeden yapabilirdim. Ve yaptım:) Çok sevdim ben bunu:) 




İkinci çalışmam olan bu keçe evinin de kumaş olanını görmüştüm Mehtap'ta.
Tabi ben değişik yaptım aynısı da olmasın:) O kadar güzelini yapamazdım zaten:) Benden bu kadar:)




benekli saksılara devam:))




Üçüncü çalışmam daha önce de yaptığım mor ve benek saksımın, sarı ve benek olanı:))
Ve bu benim benekli saksımın ikinci serisi oluyor. 
Minik konserve kutusunu boyadım ve benekler yaptım, yine kapağına dantel kullanarak saksı altlığı yaptım, bir öncekinde yaptığım gibi... 




İkisi bir arada:)) Ben en iyisi bunları beşi bir yerde yapayım, daha değerli olsun:)))


****
İnternetten de alışveriş yapabileceğiniz ve güzel ürünleri olan arkadaşımın sayfasını ziyaret etmeyi de ihmal etmeyin olur mu?? :) 


http://mekantasarim.net/shop/

Herkese çok güzel, mutlu, neşeli bir hafta sonu diliyorum.





25 Haziran 2012

Girit Kabağı Dolması

Girit Kabağı.
"Zeytinyağlı Girit Kabağı Dolması"nı bir süre önce Derya'nın blogunda görmüştüm. Herşeyin küçüğü gibi bu kabakların da küçükleri çok güzel görünüyordu. Birkaç gün sonra, o güne kadar görmediğim, ya da dikkatimi çekmeyen kabakları gördüm markette. İlk kez yapacağım için fazlasına cesaret edemedim üç tane aldım. İlk gün yapamadım evde dolmalık fıstık kalmamış. Hevesim kursağımda kaldı. Bir yandan da eşimi ikna etmeye çalışıyorum:
- bak ne güzel kabaklar aldım, bunlardan yemek yapacağım. 
- ben yemem biliyorsun, içinde et olmayınca doymuyorum. 
hemen fikrimi değiştirdim. zeytinyağlı yapmaktan vazgeçtim:) olur muydu bilemiyorum ama, neden olmasın? :)
- ama neden? hani biber dolması yapıyoruz kıymalı, bunun da içi aynı öyle olacak.
- tamam bakarız...
Mecburen çark ettim ve dediğim gibi etli yapmaya karar verdim. Gayet güzel oldu. Bir sonrakine kesinlikle zeytinyağlısını yapacağım. Sıcak havalarda, sıcak yemek hiç çekilmiyor:))
Biraz daha oyarak inceltmiştim.
Saplarını atmayın üstüne kapak olacak.

Geçen günlerde bir kase lezzet yayınlamıştı, der ki: 
kabakların üstünü çatalla çizin. (iyi fikir, daha güzel görünebilirdi)

İçine konacak malzemeyi pişirseydim daha iyi olacaktı. girit kabağı çabuk pişermiş, gerçekten kabak pişmişti çoktan, içindekiler için bekledim biraz da. Siz bunları dikkate alarak yapın.
Ama benimkide fena değildi:))

Kabakların içini tepeleme doldurmayın.


Girit Kabağı Dolma Malzemeleri
• kıyma (bir avuç)
 pirinç (her dolma için bir yemek kaşığından biraz fazla)
 soğan (1 adet orta boy)
 baharatlar, (nane, karabiber, pulbiber)
 salça (1/5 yemek kaşığı)
 1/2 çay bardağı sıvıyağ
• tuz


Girit Kabağı Dolma Yapılışı
Girit kabaklarının sapının biraz altından kesiyoruz. (fotoğraftaki gibi)
Girit kabaklarının içini oyup, tuzlayın. 
Soğanları ince ince doğrayıp, diğer malzemelerle karıştırın ve kabakların içine doldurun ve biraz sıvıyağ gezdirin.
Kapak olarak üstten kestiğiniz kabak saplarını kullanabilirsiniz. (güzel görünüyor)
Salçayı bir kapta iki su bardağı suyla karıştırıp tenceredeki kabakların yarısına gelecek şekilde dökün.
Sıvıyağın kalanını salçalı suya ilave edebilirsiniz.
Yüksek ateşte bir taşım kaynadıktan sonra, kısık ateşte pirinçlerin yumuşadığını ve diğer malzemelerin piştiğinden emin olduğunuzda ateşten alıp servis yapabilirsiniz. 
Yoğurt ve dolma güzel bir ikili oluşturuyor, bilginize...


Girit Kabağı Dolması

Afiyet olsun...



18 Haziran 2012

Bir Çiçek, Bir Mim...

İnsan değişir mi? "Yedisinde neyse, yetmişinde de odur" derler. Öyle değil işte. Ben değiştim mesela. Ben önceleri hiç çiçek büyütmemiştim, kimseden çiçek isteyip, ekimemiştim, gidip almamıştım. En fazla sulanması gerekiyorsa, ki onu da ben takip etmezdim, söylerlerse sulardım. Çiçeklerle konuşan (bu durum bana tuhaf gelirdi) ablamı görünce nasıl bir duygu derdim kendi kendime. 
Değiştim ben artık çiçeklerim var konuştuğum, sevdiğim, sevindiğim.




Ortanca çiçeğimi geçenyıl İstanbul'dan getirmişti annem-babam (eşimin anne babası). Daha küçücüktü iki tane çiçeği olmuştu. Bu yıl hala küçük ama üzerinde beş tane çiçeği oldu. Üçtanesini kesip vazoya koyarak rahat ettirdim, ben de ayrıca keyfini çıkarıyorum:) Hatta dün bir tanesini güzel bir arajman yapıp babama hediye ettim. Babacım kendim yetiştirdiğim çiçeğimle babalar gününü kutluyorum deyip elini öptüm. O mutlu, ben mutlu, daha ne olsun.























Annemin (kayınvalidem) hediyesi olan porselen çaydanlığa koydum, çok güzel oldu. Galiba vazo olarak kullanacağım:)



İşte böyle çiçek sevdam. Sırada daha birkaç çiçek daha var. Hepsini ayrı ayrı yayınlamak istiyorum. Herbirinin sevgisi bambaşka. 
İnsan değişirmiş, değişmesi gerekiyormuş böyle güzellikleri yaşamak için.


❤ ❤ ❤ 


Ve bir mim: 

Takıntıların var mı yoksa kim takar takıntıları sallamışım dünyayı modunda mı yaşarsın hayatı..

Takıntılarım var elbette olmaz olur mu?

Tasarımcıyım ve yaptığım işe uygun fontu, puntoyu bulmadan, işte budur demeden işe başlamam. Bu konuyu sallamam...

Evden çıkarken anahtarın elimde olmasına özellikle dikkat ederim. 

Sağ ayağımla çıkar, sağ ayağımla girerim. (bu biraz inaç biraz takıntı sanırım)

Toplu taşıma araçlarına binerken, para veya kartımı elimde tutar, binince aramam. Arayanlara sinir olurum. (takıntı mı, asabiyet mi bilmiyorum)

Ütünün fişini çekmiş miydim, çekmemiş miydin yanılgısını ortadan kaldırmak için, işi bittiğinde ütüyü odanın bir başka tarafına koyarım ki aklım orada kalmasın. (bu takıntı işinize yarayan bir püf noktası bile olabilir, özellikle tavsiye ederim)

Çift sayıyla hiçbirşeyden arajman yapmam. Bu genellikle çiçek olur. Yapanlara sinir olurum. Birçok kişinin bunu bilmediğini farkettim. Hemen uyarırım. Dikkat edin çiçekçiler hiçbir zaman iki tane gülden arajman yapmaz 1-3-5-7 gibidir... Bilmeyenle varsa bundan sonra dikkat edin lütfen... Fena takarım, sallamam bu durumu:)

Bu ve şu anda aklıma gelmeyen birçok şeye takabilirim. Ama eskisi kadar takıntılı değilim sanırım biraz törpülendim, sakin bir insan oldum:))

Teşekkürler deeptone, biraz takıntılı, biraz asabi olduğumu böylece herkese ilan ettik sayende:))



❤ ❤ ❤ 

Sanki yazmayı unuttuğum birşeyler var gibi ama hatırlayamadım:)


Evet hatırladım ve yazıyorum. 17 Haziran 2011 Pazar günkü Bursa Olay Gazetesi'nde Bursalı Bloggerlar'ın buluşma haberi yayınlandı. Bilginiz olsun arkadaşlar, isteyene bir gazete fazla var verebilirim. 


❤ ❤ ❤ 

Bugün değil ama ilerleyen günlerde yazacağım konular şöyle... Girit Kabağı dolma, süpangle (ev yapımı), keçe evlerim, çiçeklerim, (DIY) geridönüşüm poşetliğim, sarı noktalı saksım ve daha neler neler...


Herkese güzel bir hafta diliyorum...

8 Haziran 2012

Sahanda Yumurta İster miydiniz?

Nasıl bir mevsim geçişidir anlamadım, herkes hasta. Sonunda beni de buldu. Bugün üçüncü gün. Buna hastalık denmez belki de. Sürekli burun akıntısı. Palyaço gibi, kıpkırmızı bir burnum oldu:) Neyse başka hastalık olmasın, geçer, gider kısa sürede diye umuyorum.
Siz buraları okurken, ben sahandan tabağa aldım bile:))

Keyifsizim ama bu birşeyler yapmama engel değil. 

Aslında engel! Burnumu silmekten iş yapamıyorum:)) Olsun hem silerim, hem yaparım:) 

Dün bloglarda dolaşırken burada gördüm, çok beğendim. Çabucak yapılacak birşeydi. Beyaz keçe yoktu, onuda beyaz patiskadan yaptım, oldu:) 


İçine de elyaf doldurdum. Ben çok sevdim, sizin sevip sevmidiğinizi yorumlardan anlarım:))


Ve "sahanda yumurta iğnelik" hazır.
 

Herkese sağlıklı, neşeli bir hafta sonu diliyorum...

7 Haziran 2012

Takı Tasarımcılarına Güzel Haber & SüperÇekiliş

Sevgili Edi der ki...
* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * 

Selamlar arkadaşlar. Size yeni bir takı alışveriş sitesinden bahsedeceğim; Modapik.com,  hatta yarın Pera Butik yarışmasını kapattıktan sonra Modapik'ten hediyeler vereceğiz önceden çıtlatmış olayım .)

Çok yakın bir arkadaşımın uzun süredir üzerinde çalıştığı bu site açılalı henüz 1 ay oldu. Arkadaşım diye demiyorum ama Modapik; gerçekten çok farklı ve kendine özgü bir tarza sahip. Tasarımı çok hoş, insanın içini açıyor ve alışveriş yapması da çok rahat ve keyifli.
Takı tasarımı yapanlar size güzel bir haberim var. Sizlere de kazanç imkanı olacak ve bu sayede tasarımlarınızı Modapik.com'da satışa sunulacak ama nasıl?

Okumaya devam lütfen...


Sitede satışa sunulan aksesuarlar, hem ülkemiz tasarımcılarından, hem de yurtdışından tedarik ediliyor.Direk üreticiden alınıp takı severlere ulaştırıldığı için fiyatlar çok uygun. Ürünler tek tek seçiliyor ve bu sebeple oldukça farklı ürünler de bulmak mümkün.

Sitenin bir özelliği de "kumbara" programı. Bu program sayesinde arkadaşlarını davet edenler onların 50 TL'lik alışverişinden krediler kazanarak biriken kredilerle kumbara ürünlerinden dilediklerine sahip oluyorlar. Zaten altta görsele bakarsanız KUMBARA kullanımına dair detayları siteden inceleyebilirsiniz.

Tasarımlarını Modapik.com'da satışa sunmak isteyenler:


edi'nin sayfasına lütfen:)) 

* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * 


VE BİR ÇEKİLİŞ...

Bu arada supercellma'nın çekilişi var ve 30 Haziran'a kadar uzatmış, görmedim, bilmiyorum, duymadım demeyin lütfen:))

Herkese bol şans diliyorum.