26 Ocak 2012

Patchwork-Kırkyama Denemem:)

Bu günlerde çok hamaratım, hergün birşey yayınlıyorum benim bile gözümden kaçmadı bu durum:)) Bazen haftalar geçer birşey yapıp yayınlayamam, sonra üzülürüm. Madem açtın blogu gereğini yap diye çıkışırım kendime. Blogumu ödev gibi görüyorum ama sanırım biraz tembel bir öğrenciyim:)) Aslında yayınlanacak malzeme çok, bazılarının henüz fotoğrafları yok, bir kısmının ufak tefek eksikleri var. Şu fotoğraf çekme işine çok canım sıkılıyor. Gündüz evde olmadığım için akşamları çekmeye çalışıyorum, ışık yetersiz kalıyor. İstediğim sonucu alamıyorum v.s. Öylede çok içime sinmiyor. Yine başladım mızmızlanmaya, hemen konuya gireyim en iyisi:))

Bu patchwork-kırkyama çalışmasını da yıllar önce internetten buldum, (orjinalini en son foto) çok hoşuma gitti, kalıbını çıkardım, kestim, birleştirdim minicik parçaları, boncuklar, düğmeler, sutaşları diktim üstüne iğneledim bir kumaşın ucuna öyle duruyordu. 


Nerden bakarsanız 3 yıl durmuştur böyle:)) 






Geçengün karar verdim yarım işleri tamamlamaya, önce bunu aldım elime, yıllardır düşündüğümü yine düşündüm ne yapacaktım bundan?? Aslında yıllardır durmasının nedeni buydu, ne olacaktı bu? Neyse bu sefer çabuk karar verdim. Artık ne olacaksa olacaktı. En azından yarım iş olarak kalmayacağı belliydi. 



İğneli bulunduğu kumaştan kare bir parça kestim. Üstüne diktim. Kenarınada ince pamuklu bir dantel diktim. Birde asacak yeri yaptım. Kullanacak birşey olmazsa bari mutfakta asarım ortama renk katar dedim:) İşte böyle birşey çıktı ortaya. Arkasına da güzel desinli pamuklu kapitone bir kumaş diktim yumuşacık olmasın diye, arkası sanki önünden daha güzel oldu, ama fotoğrafını çekmemişim.

Ben çok sevdim:))




Baktıkça birsürü şey hatırlıyorum, kırmızı pötükareli kumaş canım arkadaşım Şenay'ın verdiği gömleğin kumaşı, sarı desenli kumaştan ablamın elbisesi vardı, lacivert desenli de ablamın elbisesinin parçası yanılmıyorsam, pembe, yeşil ve kırmızı kumaşları annem verdi, kot kumaş benim pantolonumdu. Ne pantolonmuş!!:) Neler yaptım ondan da, hatta ilk mutfak eldiveni yapmıştım:)) Burada yayınladığım ilk işim:)) bi bakın... 

❈ ❈ ❈ ❈ ❈ ❈ ❈ ❈ ❈ ❈ ❈ ❈ ❈ ❈ ❈


bu da orjinali...




(ben google'da buldum, araştırtırdım, bir blogcu yayınlamış, ama kendisi yapmamış, o da hangi siteden aldığını bilmiyor. yapanı bilsem, seve seve adını, sanını, blogunu yayınlardım.)

25 Ocak 2012

Düğüm Düğüm Yastık

Yastık sevdam acaba bir yerde biter mi diye düşünüyor ama, yok bu gidişle bitmeyecek sanırım. Ama ben ne yapayım, görüyorum, ya da aklıma geliyor birşeyler hemen yastık yapmak istiyorum:) Bu yastığı da kısa süre önce sevgili Aslı'nın blogunda görmüştüm. Bayıldım, hem dikiş makinesi gerekmiyordu, tam benlik. Severim makinede dikiş dikmeyi ama henüz makinem olmadığı için tam benlik diyorum:) 
Tabi benim Aslı gibi güzel kumaşım da yoktu. Denemek için evde bulunan kumaşları çıkardım, en uygununu  kestim biçtim, düğümledim ve işte böyle bir yastık oldu. Beğendim ama eksik birşeyler vardı, kumaşım düz olduğu için çok boş geldi bana. Ertesi gün, birkaç yıl önce ablamın keçe gibi olan kazağından kesip bir kumaşın üstüne iğneleyip bıraktığım elmayı gördüm. Hemen onu iğnelediğim yerden çıkarıp yastığın üstüne diktim, içine bir parça silikon koydum ki boyut kazansın:) İşte böyle bir güzellik çıktı ortaya. Biraz büyüğünü yapıp yere atıp minder olarak da kullanabiliriz. Hatta sanki daha güzel olur, püsküller yayılır etrafa. Minder yapmayı da düşünüyorum. Ama güzel güzel kumaşlarım olsun:))


Kesim aşaması




Düğüm düğüm düğümleniyor:)


Ve yastık bitti...




Çok boş görünüyor...



Hadi üstüne birşeyler uygulayalım, 
o da yıllar önce kesip biryerlere dikemediğim elma olsun...



Ve bitti...


24 Ocak 2012

Gece Lambası Geri Döndü:)

İkea evemizin herşeyi... 


Bizim de öyle. Seviyorum oradan alışveriş yapmayı, aldıklarımı keyifle kullanmayı...





İkea'dan almıştım bu lambayıda. Fakat taşınma esnasında nasıl yaptılarsa kırmışlar alt kısmının bir bölümünü. Atmamıştım. Ama ne yapacağımı da bilmiyordum, öyle duruyordu. Geçengün aldım önüme lambayı şifon parçalar vardı rengarenk. Büzdürüp yanyana getirince çiçek gibi durdular. Hemen o şekilde uyguladım, elle diktim alt taraflarından ve silikon tabancasıyla yapıştırdım. Kullanmaya devam:)))



Ben beğendim, ya siz???  :))


23 Ocak 2012

Renkli Patates Salatası

Bu haftaya rengarenk başlamak istiyorum:)



Arkadaşlarımızla toplandığımız bir gün yine sevgili arkadaşım Hasibe'nin yapıp getirdiği rengarenk salatadan yaptım. Salatanın görüntüsü beni benden alıyor:) Şu güzelliğe bakar mısınız lütfen, rengarenk, cıvıl cıvıl... Yapımı da bir o kadar kolay. Daha değişik şekilde sunum yapılabilir, ben de nasıl gördüysem aynını yaptım, aklımda birkaç fikir vardı fakat malzemem düşündüğümden fazla oldu, ben de kek kalıbını kullandım:) Sizler yaratıcılığınızı kullanıp, kimbilir neler yaparsınız:))
Salata yapımıyla ilgili benim yaptığım hataları yapmamanız için şunları söyleyebilirim. Tabi bu tadında herhangi bir değişikliğe sebep olmuyor, görsel açıdan sadece. Benim gibi bir kek kalıbı kullanacaksanız, ilk koyacağınız malzeme diğerlerinden biraz az olabilir, çünkü kek kalıbı yukarı doğru genişliyor, haliyle malzemeler eşit olunca en üstteki sıra için malzeme az kalıyor. Benim dördüncü sıram hiç görünmüyor mesela:)) Birde tariftede belirtilmiş, kenarlara iyici bastırın diyor, ben fazla bastırmadığım için (canının acımasından korktum sanırım) kenarları düz çizgi gibi olmadı. 





Herkese güzel bir hafta diliyorum...





Renkli Patates Salatası Malzemeleri

 • 10 adet orta boy patates
• 2 adet büyük havuç rendelenmiş
• 1 kase kıyılmış kırmızı lahana veya pancar turşusu
• 6 adet taze soğan
• Dereotu ve maydanoz kıyılmış
• 2 yemek kaşığı tereyağ
• 2 yemek kaşığı zeytinyağı
• ½ su bardağı süt
• Bir limonun suyu
• Pul biber, kimyon, tuz, karabiber

Renkli Patates Salatası Hazırlanışı

• Patatesleri haşlayın, sıcakken rendeleyin ya da ezin, püre haline getirin. İçine tereyağı ekleyin ve karıştırın. Ardından sütü ilave edip karıştırın yine, süt eklemeseniz de olur. Tuz, karabiber ve limon suyunu ekleyip tekrar harmanlayın.
• Rendelenmiş havuçları bir kaşık yağda 3-4 dakika kavurun, birinci tabağa alın
• Rendelenmiş kırmızı lahanaları da 3-4 dakika kavurun ya da çiğ olarak kullanın ve ikinci tabağa alın.
• Taze soğan küçük küçük doğrayın, kıyılmış dereotu ve maydanozla üçüncü tabağa alın.
• Patatesleri dörde bölün ve her tabağa eşit miktarda dağıtın.
• Dördüncü tabağa sadece pul biber ve kimyon ekleyin.
• Hangi şekilli kalıbı kullanacaksanız, streç film ile kaplayın ki tabağı ters çevirdiğinizde kolayca çıksın.
• Nasıl renk sıralamasını istiyorsanız üstte olacak renge önce başlayarak bastıra bastıra 4 tabağı servis tabağına döşeyin. Kenarları iyice bastırın, çünkü ters çevirdiğinizde çizgiler net olsun.
• Üzerini isterseniz turşularla isterseniz sarımsaklı yoğurt ile süsleyebilirsiniz, dilerseniz sarımsaklı yoğurt üzerine haşlanıp soğuyunca rendelenmiş bir adet yumurta da kullanabilirsiniz.


Afiyet şeker olsun...

17 Ocak 2012

Lezzet Topları

Canım arkadaşım Hasibe yapmıştı, yemiştik afiyetle. Sonrasında ben birkaç kez daha yaptım, her yiyen tarifini istedi. Her bulduğum tarifin çıkışını alırım, bundan da birkaç tane almıştım. isteyene verdim:))
İstanbul'a kayınvalidemlere gittiğimizde de yapmıştım, gelen konuklar çok sevmişti. Belki siz de seversiniz...



Gerçekten yapan için çok pratik, yiyen için çok lezzetli toplar. Hemen yapıp pencerenin önüne geçip, tüm Türkiye karlar altında, güzel manzara eşliğinde tüketin toplarınızı. Hatta okulların tatil olduğu illerdeki anneler çocukların seveceği türden, hemen yapıp yedirebilirsiniz:))
Lezzetli Topların Malzemeleri

2 paket Eti Burçak bisküvi
 1 küçük kutu krema
 6 adet kuru incir
 6 adet kuru kayısı
 Bir çay bardağı fındık, ceviz veya badem
 1 paket çikolata sosu



Lezzetli Topların Hazırlanışı
 Bisküvileri elle kırdıktan sonra (un haline getirmeyin yoksa çok sert olur) üzerine bir kutu krema ilave edip  iyice karıştırın.
 Üzerine beş dakika ılık suda bekletilen kuru kayısı ve incirleri küçük doğrayarak ilave edin.
 Kırılmış kuruyemişleri de ekleyerek karıştırın.
 Şekil vererek üzerine tarifine göre yapılan çikolata sosunu dökün.


Afiyet olsun...


Kaynak: http://www.nilgunulker.com/

13 Ocak 2012

Kazandıran Kravat "Kazandırdı":))

Dük 50. yılında tarzına en uygun kravat tasarımını yapmanı istiyor! Apple ürünü ödüller için uygulamaya git!

Apple ürünlerini çok isterdim ama olmadı:) Bununla da mutlu oldum...

Kasım ayında haberim olmuştu yarışmadan, sevgili Aslı sayesinde:) O kadar işimin arasında hemen yaptım bir tasarım ve gönderdim. Güzel hediyeler vardı. Şansımı denedim ve ödülüm Dük 50. Yıl şerefine bir kravat oldu:))
Ve yarışma sonuçlandı, hediyem geldi. 
Bununla ilgili blogumda hiç bahsetmemiştim, bahsetseydim. MacPro'yu kapabilirdim belki:)))

Bu tasarımı oylayan herkese ve 
Dük Kravatlarına teşekkürlerimi gönderiyorum. 
Hatırası olsun:))


İşte hediyem...



Bu da kravat tasarımımdı...






12 Ocak 2012

Nostalji - Sehpa Örtülerim

Birkaç gündür evimde nostalji rüzgarları esiyor. 
Annemin geçengün,
- bak bunları sana getirdim, belki birşeyler yapmak istersin, biryerlerde kullanırsın diyerek bıraktı önüme. 
Çocukluğumun sehpa örtüleri bunlar... Onlara birşey yapmaya veya başka türlü değerlendirmeye gerek yok, böyle çok güzeller. Hemen sehpanın üstüne koydum ve yaklaşık bir haftadır ordalar.Örtü kullanma alışkanlğım pek yoktur ama hiç rahatsız olmadım, aksine çok mutlu oldum, . 
Etrafta örtü görmeye alışık olmayan eşim yadırgadı, 
- bunlar burada mı duracak? gibi sorulara muhatap oldum.. 
- biraz nostalji yapalım, iyi oluyor, ayrıca fena da durmadı diyerek geçiştiriyordum.
O'da alıştı artık, hiçbirşey demiyor:) 



11 Ocak 2012

Bunlar Bizim İçin:))

HEDİYE ÇEKİLİŞİ...

Sevgili Semi mutlu elleriyle hazırladığı cicileri hediye ediyor. Benden söylemesi, gidin bakın, katılın. Ama talih kuşu bana konsun:)) Haydi siz de şansınızı deneyin:))
Linki tıklayın lütfen...


http://mutlueller.blogspot.com/

9 Ocak 2012

Yine Kalpli, Yine Yastık:)

Geçengünlerde mızmızlanıyordum, canım hiçbirşey yapmak istemiyor, aslında istiyor da ne yapacağımı bilemiyorum diyerek. 
Karıştırmaya başladım malzemeleri, sevgili Hanife'nin verdiği poşetin içinden çıktı bunlar da. O dönem aynı işyerinde çalışıyorduk, şimdi bizimle değil artık. Çocuk Gelişimi mezunuydu, okulda çocuklara oyuncaklar falan dikiyorlarmış, kalan kumaşları saklamış. Bloğumu da biliyordu, Nagehan Hanım, siz bunları değerlendirirsiniz diyerek bir tomar kumaş getirmişti:)) Buradan tekrar tekrar teşekkür ediyorum Hanife'ye... 
Bu peluşlarda, aradaki pembiş polar da onların arasındaydı. Ne yapabilirim diye düşünürken yine yastık geldi aklıma:)) Tam bu kadardı peluşlar. Araya pembe poları koyarak boyunu uzatabildim, boncuklarla süsledim, bir fiyonk, olmazsa olmaz bir de kalp, işte böyle bir şirinlik çıktı ortaya. Ben çok sevdim. Ya siz??? :)))



Herşeyin gönlünüzce olduğu, güzel bir hafta diliyorum...


7 Ocak 2012

Gizem Dalyan'dan Hediye Çekilişi...

HEDİYE: Pixe lol'dan Seç, Beğen, Al


Bir çekiliş yoğunluğudur gidiyor bu aralar, bunlar benim görüp duyduklarım kimbilir daha kimler yapıyordur:))


Değişik hediye seçenekleri var, istediğinizi seçiyorsunuz, bir tane de yanında hediye:)) Bir taşla, iki kuş misali:)) 

Gizem Dalyan'ın hediye çekilişi linkini veriyorum, herkese bol şans


6 Ocak 2012

Kalpli Yastık

Bu yastığı ne zaman yaptığımı hatırlamıyorum bile, bir yılı aşmıştır, yaptım ve kullanıyorum. Evde olan pamuklu kumaş ve yine parça penye kumaşlar ve biraz polyester dantel kullanarak yapmıştım. Tamamen elle diktim, herşey bittiğinde terziye götürüp fermuarını diktirdim...


Bu arada kalp figürünü çok kullandığımı farkettim, 
severim ama bu kadar sık kullandığımı farketmemiştim.


Diğer kalpli işlerimi görmek isterseniz




5 Ocak 2012

Farkındamıyız?

Bugünlerde tembelliğim üzerimde, hem çok şey yapmak istiyorum, hem de hiçbirşey yapamıyorum. Aynı anda birsürü fikir geliyor aklıma onu mu, bunu mu, şunu mu yapayım derken bi bakmışım yine birşey yok ortada:) Kendime gelmeliyim artık. En azından yarım işlerimi tamamlayabilirim. Tembellik mi yorgunluk mu bilemiyorum aslında...
Aslında bilsem, farkında olsam bazı şeylerin iyi olacak. 






Can Yücel'in bu yazısını okudum yine... Ve sizlerle paylaşmak istedim. Arada bir durup düşünmek gerek geçip giden hayatımızı...




Farkında olmalı insan…


Kendisinin, hayatın olayların, gidişatın farkında olmalı.


Farkı fark etmeli, fark ettiğini de fark ettirmemeli bazen…


Bir damlacık sudan nasıl yaratıldığını fark etmeli.


Anne karnına sığarken dünyaya neden sığmadığını ve en sonunda
bir metre karelik yere nasıl sığmak zorunda kalacağını fark etmeli.


Şu çok geniş görünen dünyanın, ahirete nispetle anne karnı gibi olduğunu
fark etmeli.

Henüz bebekken ‘dünya benim!’ dercesine avuçlarının sımsıkı kapalı
 olduğunu, 
ölürken de aynı avuçların ‘her şeyi bırakıp gidiyorum 
işte!’ dercesine apaçık kaldığını 
fark etmeli.


Ve kefenin cebinin bulunmadığını fark etmeli.

Baskın yeteneğini fark etmeli sonra.
 Azrailin her an sürpriz yapabileceğini, nasıl yaşarsa öyle öleceğini
 fark etmeli insan ve ölmeden evvel ölebilmeli.

Hayvanların yolda kaldırımda çöplükte 
ama kendisinin güzel hazırlanmış mükellef bir sofrada yemek yediğini
 fark etmeli.

Eşref-i mahlukat (yaratılmışların en güzeli) olduğunu 
fark etmeli.

Ve ona göre yaşamalı.
 Gülün hemen dibindeki dikeni, dikenin hemen yanı başındaki gülü
fark etmeli.

Evinde 4 kedi 2 köpek beslediği halde
 çocuk sahibi olmaktan korkmanın mantıksızlığını 
fark etmeli.

Eşine ‘seni çok seviyorum!’ demenin mutluluk yolundaki müthiş gücünü
 fark etmeli.

Dolabında asılı 25 gömleğinin sadece üçünü giydiğini, ama arka
 sokaktaki komşusunun     o beğenilmeyen gömleklere muhtaç olduğunu fark etmeli.

Zenginliğin ve bereketin, sofradayken önünde biriken ekmek
 kırıntılarını yemekte gizlendiğini fark etmeli.



FARK ETMELİ.
Ömür dediğin üç gündür,
Dün geldi geçti, yarın meçhuldür,
O halde ömür dediğin bir gündür, o da bugündür.

Can Yücel



Misafir Blogcu Olmak İster misiniz?

Blog Hocam Yurt dışındaki blog yazarları arasıda çok yaygın olan misafir blogculuğun ülkemizde de yaygınlaşmasına yardımcı olmak amacıyla 
mini bir el kitapçığı oluşturmuş ve bloğunda da yayınlamıştı. 

İlginizi çekeceğini düşündüğüm bu konuyla ilgili bloghocam'ın sayfasından 
detaylı bilgi alabilirsiniz. 

Daha iyi bloglar için...



3 Ocak 2012

Duyduk Duymadık Demeyin!!!

Netsug'un güzel hediyesine ve sürprizlerine sahip olmak isterseniz, buyurun buradan:))
Herkese bol şans...

31 Aralık 2011

2012... Yepyeni Bir Yıl...




* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *

Kutlama mesajım kısa oldu ama konuyu biraz açarsam içimden geçen cümleler uzun uzun.


Umutlar, evet hiçbir zaman tükenmesin, tüketmeyelim. Olmuyor demeyelim, mutlaka olur, er veya geç. Ama olur. Umut etmekten vazgeçmeyelim. Umutlar tükendiğinde maalesef herşey tükenebilir...

Sürpriz, çok severim sürprizi. Ama hala almadığım piyangoma büyük ikramiye çıkarmı, böyle bir sürpriz olur mu diye bir beklentim yok (hala mantıklı düşünebiliyorum). Evet her daim, güzel sürprizler olsun hayatımızda. Küçük, büyük boyutları önemli değil. Beklemediğimiz bizi mutlu eden süprizlerle dolu olsun yeni yıl...



Evet en önemlisi tabiki sağlık. Sağlıklı capcanlı bir yıl diliyorum. Allah dert verip derman aratmasın. Sağlık sorunu yaşayan herkese acil şifalar diliyorum, herkes tez zamanda sağlığına kavuşsun, yeni bir yıl geliyor, geçmiş yılları aratmayacak kadar güzel olmasını diliyorum bu yılın.


Mutluluk, evet işte insan mutlu değilse, maalesef sağlıklı da olamıyor. İçiniz sevgiyle dolsun, dolsun taşsın. Taşsın ki etrafınızdakilere de etkisi olsun:)) Biz mutlu olalım, etrafımızdakiler mutlu olsun, herkesin ayakları yerden kesilsin. Herkes mutluluk sarhoşu olsun!! Nasıl olurdu acaba, düşünüyorumda canlandıramadım gözümde bir türlü, sanırım bu pek mümkün değil... Olabildiğince mutlu olalım, mutlu edelim. Birçok şeyin anahtarı bence. Çünkü herşey paylaştıkça çoğalıyor, mutlulukta öyle. (Mutlu bir çiftin güzel bir yeniyıl hikayesi var severek okurum zaman zaman. Geçenyıl yayınlamıştım, okumak isterseniz buyurun lütfen).


Başarılı dedik, evet başarının doruklarında olalım. Zirve yapalım bu yıl:)


Felaketler olmasın, savaşlar olmasın. Gereksiz özgürlük kısıtlamaları olmasın. Kriz olmasın. Kriz nedeniyle kimse dibe vurmasın, birileri köşeyi dönmesin lütfen. Haksızlıklara, adam kayırmalara, yalakalıklara son verilsin. Daha adil bir düzen olsun, daha insanca yaşayabilsin herkes, çünkü bu herkesin hakkı.

Kimse para, pul sorunu yaşamasın. Bolluk, bereket içinde olsun 2012. Huzurlu olsun. Ne güzeldir huzurlu olmak...



Tüm isteklerinizin/isteklerimizin gerçekleştiği bir yıl olsun.

Herşey güzel olsun, özetleyince aynı cümle çıkıyor ortaya, 

   sağlıklı, mutlu ve başarılı bir yıl...


Sevgiyle kalın...

30 Aralık 2011

2012 Takvimi & Kumbara

Sevgili Yağmur'un benimde çok sevdiğim arkadaşı için istediği 2012 takvimi ve bir de kumbara çalıştım keyifle. Daha geniş bir zamanda daha güzel şeyler yapmak isterdim ama vakit kısıtlı yoğunluktan. Ama ben takvimi de, kumbarayı da çok sevdim, çok beğendim. Umarım sizler de beğenirsiniz.
Bu 12 aydan ve her ayı farklı zemin renginde çalışılan takvim. Birde üst kapak çalıştım, yeni yıl kutlaması yazılı. Bu spirallendi tabiki böyle tek tek verilmedi:))

Her günü ayrı güzellikte geçecek,
sağlıklı, başarılı, mutlu bir yıl diliyorum bu cici takvimin sahibine:))


Bu da kumbara...

Yağmurla beraber yaptık, çok eğlendik yaparken...
Boyadık, yapıştırdık... Boncuk, keçe, resim, ip herşeyi kullandık keyifle...


İlk bereket parası Yağmur'dan, devamı bizden...


lütfen okla işaretli yerden paraları içeri atınız:))))))


Dolup dolup taşmasını diliyorum bu kumbaranın:))
Yeni yıl bereketli olur umarım herkes için ve kumbaranın sahibi için:)

İyi günlerde kullanman dileğiyle, sevgiler...




29 Aralık 2011

Aşure Yaptım, Mutluyum

Nihayet kısmet oldu ve ben de aşure yaptım hafta sonunda. Geç oldu biraz ama olsun, yaptım. Önemli olan niyettir.
Birkaç yıl önce, nasıl yapıldığına bakmak için internette
 burcinindenemeleri'nde görmüştüm tarifi. Çok tarif var fakat ben ararken önce görsellere bakarım, önemlidir benim için görüntü. Özellikle yeme içme konularında. Burçin'in aşure fotoğrafı kafama kazınmıştı, bu kadar güzel görünüyorsa mutla kendi de güzeldir aşurenin deyip, o tarifle işe başladım. Sadece mısır kullanmadım, seneye kısmet olursa kullanacağım, düşündüm de yakışırdı:)) 
Buğday, nohut, ve kuru fasulyeyi hafta arası ıslatmış ve dondurucuya koymuştum. Herşey hazırdı ve hafta sonunda pişirip komşularıma, arkadaşlarımın bir kısmına dağıttım. Birazcık kaldı onu da Yağmur'a ayırdm, çok istiyordu:)  Afiyet şeker olsun. Meşakkatli bir işmiş aşure yapmak, yoruldum ama bir yandan da mutlu oldum çok. Sevgili Şehnaz'ın aşure tarifinde görmüştüm karanfilleri elmaya saplamış ve tencereye atmıştı. Ben de öyle yaptım. Annemin çok hoşuna gitti, güldü, neler biliyorsun sen böyle dedi. Ama bunun benim bildiğim birşey olmadığını anlattım ve kimin fikri olduğunu söyledim tabiki:)) 
Bolluk bereket olsun, Allah kabul etsin benimkini ve herkesinkini. Ben tekrar tarif vermiyorum bulduğum ve bahsettiğim bloglardan bakabilirsiniz:)
Hatta hem yapıp, hem de fotoğraf çekenlere imrendim, o kadar işin arasında bir de fotoğraf nasıl çekiliyor kutluyorum bunu başaranları:) Ben onu bile yapamayacaktım neredeyse:)

Bahaneyle bloğuma yayın girebildim günlerden sonra, bugünde onun mutluluğunu yaşıyorum:))


Herkese güzel günler diliyorum.







19 Aralık 2011

Bursalı Blog Yazarları Etkinliği Tamamlandı...

BURSALI BLOG YAZARLARI 

AYTEN BOZKAYA SPASTİK ÇOCUK HASTANESİNDE'Kİ 

ETKİNLİĞİ TAMAMLADI...


Bursa’da faaliyet gösteren Dr. Ayten Bozkaya Spastik Çocuklar Hastanesi ve Rehabilitasyon Merkezi, Türkiye’nin Sağlık Bakanlığına bağlı tek Spastik Çocuklar Hastanesidir.
Dr. Ayten Bozkaya Spastik Çocuklar Hastanesi ve Rehabilitasyon Merkezi, Serebral Palsili çocuklar için yatarak ve ayaktan, diğer engelli çocuklar için ise ayaktan tedavi bölümleri içeren rehabilitasyon hizmeti ve bulunduğu bölge halkına da poliklinik hizmeti vermektedir.
***
Sosyal sorumluluk projesi olarak gerçekleştirdiğimiz bu güzel gün için bizlerin organize olmasını sağlayan başta sevgili çiğdem'e ve katılan tüm arkadaşlara teşekkür ediyorum. 
Kendi adıma söylemem gerekirse çok mutlu oldum, güzel bir projeydi, umarım faydalı olmuştur... 
Kahvaltı faslından sonra aldık iplerimizi ve şişlerimizi, etkinlikte örgü örelim, bilmeyenlere öğretelim demiştik. Meral hanımla başladım, ne örelim? hadi kaşkol örelim, sıkıcı olmasın oyalanırsınız dedim, O'da kabul etti ve başladık. Kime örüyoruz? Hangisi sizin çocuğunuz diye sorduğumda, benim oğlum Kadir şu anda burada değil, gezmeye gitti dedi. Çok sevindim, mutlu oldum. Anlattı Kadir'i... Kadir uzun yıllar Ankara'da tedavi görmüş, sonra bu hastaneye gelmişler, çünkü Bursa'nın bir ilçesinde yaşıyorlarmış, biraz daha yakın. Kadir liseyi bitirmiş, bilgisayar kursuna ve yine hastanede tedavilerine devam ediyormuş. Odalarını gösterdi, kısacası nasıl bir hayatları olduğunu anlattı sevgili Meral. Uzun yıllardır orada olduğu için O'na Meral Anne derlermiş. Ben hala Kadir'i merak ediyordum, bu başladığım kaşkol kimi ısıtacak acaba diye... Fotoğrafını gösterdiler Kadir'in. Kadir çok başarılı bir çocuk onu anladık, bi de çok yakışıklı:)) Kadir'e ve orada tedavi gören tüm çocuklar ve ailelerine ve de tüm sevecenlikleriyle hizmet veren çalışanlara sevgi ve saygılarımı gönderiyorum. Anneler ve çalışanlar eli öpülesi, çocuklar ise herşeyin en iyisini hakeden (tüm evlatlar gibi) birer melek... Önümüzde yepyeni bir yıl var, umutlar var... Umudum Allah hiçbir aileyi, özellikle hiçbir anneyi böylesi zor bir durumla sınamasın. 

Fotoğrafları arkadaşlarımız paylaştığı fotoğraflardan karma yaptım:)) Teşekkür ediyorum... 

marifetli eller...

 kolalgelsin, siz ne örüyorsunuz bakalım?:))


 sevgisiz, ilgisiz olmaz...


çok sevgili meral anne...


birlikten kuvvet doğar...


düşleriminincisi'nin neşeli çamağacı... eline sağlık:)


 kolaygelsin arkadaşlar:)


ve işte hepimiz...



Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için...


Etkinlik olmasına gerek yok, en kısa zamanda tekrar ziyaret etmek istiyorum. Meral Anneyi görmek istiyorum kaşkolu güzel örmüş mü?? :)) Kadir'i görmek istiyorum, bakalım kaşkol yakış mı? :))  hepsini görmek istiyorum, hepsini:))

Hepsine kucak dolusu sevgiler, selamlar...


Teşekkürler Çiğdem...



15 Aralık 2011

Keçe Çan

Yeniyıl yaklaşırken malum işler çok yoğun oluyor. Akşamları dinlenmek adına küçücük birşeyler yapmaya çalışıyorum, iyi geliyor. Bu yaptığımda çan da onlardan biri. Yazın kurumuş dalları boyamıştım, Dallarımı süslüyorlar alttaki çan ve geçen akşam yaptığım bu güzellik:))


Daha önce yaptığım keçe işlerim çantamdekoratif ve bu da dekoratif:))


Bu arada hafta sonunda bir etkinliğimiz var Bursalı Bloggerlar olarak, acaba oraya katılabilecek miyim, yetiştirebilicek miyim? Şimdiden dert aldı beni, gidemezsem çok üzülürüm:(
İyi bakın kendinize... Yorumlarınızı bekliyorum:)










13 Aralık 2011

Keçeden Nal

Çok yoğunum ve de yorgun. Geçen akşam dinlenmek amacıyla uğraşırken böyle bir güzellik çıktı ortaya, mutlu oldum:)) Her iki tarafı da farklı yeşil...